Yılmaz Özdil yazdı: "İbret öyküsü"

Sözcü Gazetesi'nden Yılmaz Özdil'in bugünkü yazısı...

Varyag.

1985 yılında, Karadeniz'deki Nikolayev tersanesinde, Sovyetler Birliği'nin ikinci uçak gemisi olarak inşa edilmeye başlandı.

304 metre uzunluğunda, 75 metre genişliğindeydi.

Ama… 1991 yılında Sovyetler Birliği çöktü, dağıldı.

Rus ekonomisi de çökünce, Varyag öylece bırakıldı, motoru yoktu, dümeni yoktu, silahları yoktu, elektronik aksamı yoktu, henüz prizi bile yoktu, halk arasındaki tabirle sadece “kaporta”dan ibaretti, 50 bin ton ağırlığında, duba gibi, su üstünde duran kütleydi.

İskelesine bağlı olduğu Nikolayev tersanesi, Sovyetler Birliği dağılınca Ukrayna sınırları içinde kalmıştı.

Rusya'nın o ekonomik sıkıntıda harcayacak tek kuruşu bile yoktu, bekletseler çürüyecekti, düşündüler taşındılar, Ukrayna'ya hibe ettiler.

Ukrayna ekonomisi Rusya'dan beterdi, memur maaşlarını bile ödeyemez durumdaydılar, Varyag'ı hurda fiyatına satışa çıkardılar.

Rüşvet pazarlıkları altı yıl sürdü.

İngiltere ve Avustralya talipti.

İngiltere 1996'da satın aldı, ama her ne olduysa sözleşme iptal edildi.

İki yıl daha geçti, 1998 yılında, Hong Konglu bir işadamı tarafından sadece 20 milyon dolara satın alındı.

Varyag'ı ölmüş eşek fiyatına kapatan Hong Konglu işadamı güya turizm şirketi sahibiydi, “Dünyanın en büyük yüzen kumarhanesi yapacağım” diyordu.

Elbette palavraydı, kumarhane meselesine inanmak için öküz olmak gerekiyordu, Çin devleti adına hareket ettiğini, turizmci işadamı kimliğinin paravan olduğunu herkes biliyordu. Ama… Kesenin ağzını açmıştı, Ukrayna yöneticilerine şakır şakır avanta vermiş, votka banyoları yaptırmış, yöneticilerin sevgililerine pahalı çantalar, marka ayakkabılar dağıtmış, Varyag'ı tereyağından kıl çeker gibi almıştı.

İyi de…

Çin'e nasıl götürecekti?

YAZININ TAMAMINI BURAYA TIKLAYARAK OKUYABİLİRSİNİZ