Yılmaz Özdil yazdı: "Onur yürüyüşü"

"... Onur yürüyüşüne “ahlaka aykırı” denilerek, polis ordusuyla saldırılıyor, kelepçe takılıyor, dövülüyor. Lgbti gibi onurunuz olsa keşke!"

Türkiye'de yer yerinden oynuyor…

Küresel karaparacıların devletin zirvesine kadar sızdığı ortaya çıkıyor, çantacı gazetecileri satın aldığı, geceliği 100 bin liralık otel suitlerinde avantadan ağırladığı, altın kalemler hediye ettiği, kendisi hakkında “Robin Hood” diye yıkama yağlama haberleri yaptırdığı ortaya çıkıyor!

ABD tarafından fellik fellik aranırken, derhal tutuklanması gerekirken, içişleri bakanımız tarafından “yurtdışına kaç” diye uyarıldığı iddia ediliyor...

Avusturya'da tutuklanan bu karaparacı kendisinden şantajla 10 milyon euro istendiğini söylüyor, 10 milyon euro isteyen gazetecinin ses kaydını yayınlıyor. Yandaş işadamına kamu bankasının parasıyla medya grubu satın aldırdıkları, kredinin ödenmediği, hatta faizinin bile ödenmediği konuşuluyor...

Sedat Peker'in çantayla para verdiği siyasetçiler olduğu ortaya çıkıyor. Akp mitinglerinde avantadan dağıtılan milyonlarca liralık kahve paketlerini Sedat Peker'in verdiği, karşılığında Sedat Peker'e bir kuruş bile ödenmediği ortaya çıkıyor!

TBMM'de defalarca dile getirilmesine rağmen bizzat sayın hükümetimiz tarafından korunan, kollanan Sadat'ın Suriye'deki köktendinci terör örgütlerine silah taşıdığı iddia ediliyor. Gariban evlatlarımız vatan/bayrak duygusuyla Suriye topraklarında takır takır şehit düşerken, Suriye'den yasadışı petrol ticareti yapıldığı, bunu organize eden kişinin saray'da görevli olduğu iddia ediliyor...

Kolombiya'da yakalanan beş ton kokainin Türkiye bağlantılı olduğu ve üstünün örtülmeye çalışıldığı ortaya çıkıyor. Venezuela'dan gelen uyuşturucu güzergahı anlatılıyor... Bu korkunç iddiaya bu memlekette bakanlık, başbakanlık, TBMM başkanlığı yapmış kişinin oğlunun adı karışıyor... Uyuşturucu parasının Kıbrıs'taki yasadışı bahis işiyle dağıtıldığı anlaşılıyor.

Uğur Mumcu, Kutlu Adalı suikastleriyle alakalı tanıklar ortaya çıkıyor, davalar yeniden açılıyor, tecavüz cinayetleri işlendiği, intihar süsü verildiği öne sürülüyor, işadamlarını fetocu diye hapse tıkıp, malına mülküne çöktükleri, rüşvet karşılığında serbest bırakıldığı isim isim anlatılıyor...

Bunları şakır şakır anlatan, milletinin gözünün açılmasını sağlayan Sedat Peker'i susturmak için öldürmeye çalışıyorlar. Sırp, Arnavut, Rus tetikçiler kiralandığı anlaşılıyor... Hepimizin gözünün önünde, alenen insan avı yaşanıyor, orantısız servet sahibi olan bürokratlar afişe oluyor, çökülen otellere askeri zırhlı araçlarla girildiği anlatılıyor. Tertemiz vatanımızın tıpkı Man adası gibi, Panama gibi, karapara dünyasının tabakhanesi haline getirildiği ortaya çıkıyor...

Servetinin kaynağı belirsiz oligarkların Türkiye'de cirit attığı görülüyor... dünyanın her yerinde tutuklanmak üzere aranan uluslararası mafya liderlerine vatandaşlık veriliyor.

Yatırımcı ayağına yatan uyuşturucu baronları saygın işadamı muamelesi görüyor...

'Dindar nesiliz' diyen arkadaşların organize suç örgütleriyle al takke ver külah oldukları, etle tırnak oldukları anlaşılıyor... Uluslararası dolandırıcılar tarafından işgal edilen mübarek ülkemizin Hıristiyan Mormon tarikatına bile peşkeş çekildiği anlaşılıyor.

Türkiye'den toprak talep eden soykırım diasporasına bile mal mülk verildiği anlaşılıyor...

Küresel karaparacının 55 milyon dolarlık özel uçağını siyasetçilerin, bürokratların, çantacı gazetecilerin adeta dolmuş gibi kullandığı iddia ediliyor... Küresel karaparacının 12 gazeteciyi maaşa bağladığı iddia ediliyor! Bazı yandaş gazetecilerin küresel karaparacının Boğaz'daki 60 milyon dolarlık yalısından çıkmadıkları, 46 metrelik yatından inmedikleri anlaşılıyor...

Muhalefet partisine pezevenklik yapan bürokratın şu anda iktidar partisinde yönetici olduğu öne sürülüyor. Siyasetçilere pezevenklik yapmakla suçlanan bürokratın, karaparacının tahsis ettiği makam otomobiline bindiği ortaya çıkıyor.

Sayın devletimizin bunlardan onuru kırılmıyor…

Lgbti'nin onur yürüyüşünden rencide oluyor.

Küresel karaparacılarda, uyuşturucu tacirlerinde, ithal mafyada, karanlık oligarklarda herhangi bir suç izine rastlamıyorlar…

Onur yürüşünü “anayasal düzene aykırı” buluyorlar.

Milleti soyanlar, içişleri bakanıyla poz verenler elini kolunu sallaya sallaya yurtdışına kaçıyor, kripto paracı kaçıyor, karaparacı kaçıyor…

Aman ha onur yürüyüşündekiler gözümüzden kaçmasın diye İstiklal Caddesi'nin giriş çıkışlarını kapatıyorlar, bariyerler örüyorlar.

Kokainciye güzergah, mafyaya vatandaşlık, karaparacıya itibar, siyasetçiye çantayla para veriliyor, pezevenk baştacı yapılıyor, pezevenk…

Onur yürüyüşüne “ahlaka aykırı” denilerek, polis ordusuyla saldırılıyor, kelepçe takılıyor, dövülüyor.

Lgbti gibi onurunuz olsa keşke!

YILMAZ ÖZDİL / SÖZCÜ GAZETESİ