Kadir Şeker hukukçuları ikiye böldü

Konya’da şiddet gören kadını kurtarmaya çalışırken katil olan 20 yaşındaki Kadir Şeker’in işlediği cinayet hukukçuları ikiye böldü. Kimi beraat etmesi, kimi de ceza alması gerektiğini söylüyor.

1611 okunma

Sabah Gazetesi'nden Halit Turan ve Fatih Ulaş'ın haberine göre Konya'da kadına şiddeti önlemeye çalışırken katil olan 20 yaşındaki Kadir Şeker'in tutuklanması büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Sosyal medyada Şeker'e destek mesajları yağarken, ortaya çıkan tartışmaya hukukçular da katıldı. Şeker'in serbest bırakılması gerektiğini söyleyen de var, ceza alması gerektiğini söyleyen de... Tartışma konusu cinayet, Selçuklu ilçesindeki Piri Reis Parkı'na meydana gelmişti. Tıp fakültesinde okuma hayali ile üniversite sınavlarına hazırlanan Kadir Şeker(20) parkta Özgür Duran'ın (32) sevgilisi Ayşe Dırla'yı (35) darp ettiğini görünce yardıma koşmuştu. Duran tarafından darp edilen Şeker, boğuşma sırasında yanında taşıdığı çakıyı çıkarıp kendisini savunmak istemiş ve bu sırada çakı Duran'ın kalbine isabet etmişti. Duran hastanede yaşamını yitirirken Şeker tutuklanmıştı.

'5 YIL HAPİSTE KALABİLİR'

Olayı değerlendiren bir ağır ceza mahkemesi hakimi, nefsi müdafaada "ölçü"nün önemli olduğunu belirterek, basına yansıyan bilgilere göre Kadir Şeker'in müdahalesinin doğru bir adım olduğunu ancak ölçüyü kaçırdığını kaydetti. Hakime göre, Şeker'in silahsız olan bir kişiye bıçakla müdahalesi ölçüyü aştığını gösteriyor. Hakim, "haksız tahrik" ve "iyi hal" indirimleriyle cezanın 10 yıla kadar düşürülebileceğini, İnfaz Kanunu'na göre Şeker'in 5 yıl cezaevinde kalabileceğini ifade etti.

'NEFSİ MÜDAFAAYA GİRER'

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Hukuk Komisyonu Başkan Yardımcısı Avukat Pınar Kandemir Hacıbektaşoğlu da, "Kesinlikle nefsi müdafaaya girer. Türk Ceza Kanunu (TCK) 25'inci madde çok açık. Her kim kendisine yönelen veya başkasına yönelmiş tehlikeyi, haksız bir saldırıyı bertaraf etmeye yönelik suç işlerse ceza verilmez. Kastın aşırıya kaçması durumunda bile cezasızlık olarak düzenlemiştir. Buna suçun hukukiliği diyoruz. Evet, ortada bir suç vardır ama dava sonunda beraati getirir. Neden Emine Bulut'un boğazı kesilirken kimse müdahale etmedi, telefonla çektiler diye tartışmadık mı? Kadir'in bu fiili yapmasına neden olan duygu, bir adamın bir kadını öldürme riski değil midir? O risk oluşmuş" dedi. Konya Baro Başkanı Avukat Mustafa Aladağ ise şunları söyledi: "Mağdur bir kadına yardım amacıyla oraya giden ama eylem suretiyle de belki hayallerinden mahrum kalan bir evladımız var. Olayın bana göre ana teması bu. Bıçağın vücuda giriş şekli kasti mi yoksa kazara mı olduğuyla ilgili Adli Tıp raporları hazırlanıyor. Kadir korku ve panik haliyle bu suçu işlediyse ceza almayabilir." Hacettepe Üniversitesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Çetin Arslan ise, "Saldırıya uğrayan kadına yönelik sadece hakaret ve tehdit varken bıçağı çekip sokmuşsa meşru müdafaa olmaz. Ancak kadının canını, ırzını, malını kurtarmaya yönelik müdahale etmişse, duruma göre meşru müdafaa ve meşru müdafaada sınırın aşılması olur. Sınırın aşılması makul bir heyecan, korku ve endişeyle meydana gelmişse yine ceza verilmez. Meşru müdafaada kasten aşılma varsa o zaman meşru müdafaaya girmez" dedi.

'AĞLADIĞIMI GÖRÜP YARDIMA GELDİ'

Kadir Şeker'in yardımına koştuğu Ayşe Dırla ise ifadesinde, kıskançlık yüzünden tartıştığı sevgilisinin kendisini darp ettiğini belirterek, "Özgür bana bağırarak küfürler ediyordu. Adının Kadir olduğunu sonradan öğrendiğim genç, Özgür'e 'Kadını neden rahatsız ediyorsun' dedi. Özgür ise 'Sana ne lan o benim karım' dedi. Sonra Özgür ile aralarında boğuşma başladı. Ben yanlarına doğru gittiğimde Özgür ile Kadir'in arasına giremedim çünkü Kadir'in elinde bıçak vardı. Özgür orada bulunan bitkilerin üzerine sırt üstü düştü, Kadir ise hatırladığım kadarı ile yan tarafına yere düştü. Özgür yerde yatarken, Kadir ayağa kalktı ve yürüyerek gitti. Özgür'ün bayıldığını sandım yanına gittim, kan görünce bıçaklandığını anladım" dedi.

KEŞİF YAPILDI

Kadir Şeker'e önceki gece olayın yaşandığı parkta keşif yaptırıldı. Şeker savcı ve polislere neler yaşandığını anlattı. Ayşe Dırla'nın da bulunduğu keşif yaklaşık 4 saat sürdü.