’Şifa’ dediler, tedavi parasını çaldılar

İstanbul Sultangazi’de iki kadın dolandırıcı, 'Cemaatin müritleriyiz, şifa vereceğiz' diyerek kandırdıkları ailenin böbrek yetmezliği olan 5 yaşındaki kızlarının tedavisi için biriktirdiği paraları alıp kaçtı.

’Şifa’ dediler, tedavi parasını çaldılar
531 okunma
İddiaya göre yaşları 35 ile 40 arasında olduğu tahmin edilen iki kadın, Sultangazi’de iki çocuklu Altay ailesinin kapısını çaldı. Kadınlar, kapıyı açan Leyla Altay’a hamile kadınlar için yardım parası topladıklarını söyledi. Bunun üzerine Leyla Altay, bir miktar para vererek kapıyı kapattı ancak kapıyı bir kez daha çalan dolandırıcılar, “Seni biraz sıkıntılı gördük. Bir sıkıntın mı var?” diye sordular. “Kızım böbrek hastası, onun için sıkıntılıyım” diyen Leyla Altay’a, “Biz bir cemaatin müritleriyiz. Şifa vermeye geldik” diyen kadınlar içeri girdi. Böbrek yetmezliği olan küçük Şevval’i iyileştirme bahanesi ile okuyup üfleyeme başlayan dolandırıcılar, Altay’ı kendilerine inandırdı. Altay’a dediklerini yaptırmaya başlayan dolandırıcılar, kadından biriktirdikleri paraları ve altınları istedi. Altınları ve paraları bir bohçanın içine koyan ve sözde okuyan dolandırıcılar, bohçayı diğer odaya bıraktı. Bu sırada paraları ve altınları el çabukluğu ile alan dolandırıcılar, evden ayrıldı. Leyla Altay ise dolandırıldığından habersiz kadın zanlıları sokağın sonuna kadar geçirip sarılıp öperek uğurladı. O anlar ise sokaktaki bir güvenlik kamerasına takıldı.

Acı gerçek ise baba Lokman Altay’ın eve gelmesi ile ortaya çıktı. Eve geldiğinde eşinde bir tuhaflık fark eden Lokman Altay, ne olduğunu sorunca Leyla Altay her şeyi anlattı. Eşinin fazlasıyla etkilendiğini görüp durumdan şüphelenen Lokman Altay, yan odadaki bohçayı açınca para ve altınların çalındığını gördü.

Uzun süre dolandırıcıların etkisinden çıkamayan Leyla Altay, “Kapım çalındı, kapıyı açtığımda karşımda iki bayan gördüm. Benden hamile kadınlar için para istediler. Ben de hayrına verdim. Sonra bir kez daha kapıyı çaldılar, bu kez su istediler. Su da verdim. Ondan sonra ip istediler, ipi de verdim. Sonra okuyup üzerime üflediler. Ondan sonra onlar benim için bir anne, abla gibi oldu. İçeriye girdiler, bir portakal istediler, verdim. Portakalı mendilin içine koydular ve içinden muska çıkardılar. Sonra bir bohça istediler. Bohçanın içine yastık, eşimin ve çocuklarımın elbiselerini koydular. Daha sonra para ve altınları istediler, onları da verdim. Onları da bohçaya koydular. İçeriye girmeden, ‘Bana sıkıntın var senin’ demişlerdi. Ben de, ‘Evet kızım hasta’ dedim. Ondan sonra zaten bir şeyler yaptılar, ben de çok etkilendim ve içeriye girdiler. ’Bundan sonra hastaneye gitmene gerek yok. Biz kızını iyileştireceğiz. Kendi kendine böbreği olacak. Biz bir cemaatin müritleriyiz, oradan geliyoruz. Şifa vereceğiz’ diyerek beni kandırdılar. Para ve altınları çalıp gittiler” diye konuştu.

"BÜYÜLEMİŞLER EŞİMİ"

Evinin borcu olmasına rağmen altınlara dokunmadığını ve kızının tedavi masrafları için biriktirdiğini belirten baba Lokman Altay ise, ‘‘Eve geldiğimde eşim bana olanları anlattı. Hala üzerinde etkileri vardı. Saçma cümleler kuruyordu. Büyülemişler eşimi. ‘Bundan sonra hastaneye gitmenize gerek yok. Biz kızınızı iyileştireceğiz’ diyerek kandırmışlar. Yaklaşık 20 bin TL’lik altın ve bir miktar para vardı. Ben o parayı borcum olmasına rağmen çocuklarım için elimde tutuyordum ama hepsini aldılar. Çocuğum şimdi evde diyalize giriyor’’ dedi.

Şu an kızına böbrek bulunsa masrafları karşılayacak parası kalmadığını belirten baba Lokman Altay, “Zor durumdayım. Böbrek bulunsa ve para isterseler durumum daha da zor olacak. Yani borçla harçla yine elimden geleni yapmaya çalışırım ama elimde avucumda bir şey kalmadı’’ dedi.

5 yaşındaki Şevval’in yanı sıra 3 yaşında Meral adında bir kız çocukları olan Altay çifti, dolandırıcı kadınların yakalanmasını istedi.

MEHMET ALTUNIŞIK / İHA