RÖPORTAJ HABERLERİ

Ebru Destan: "Annelik her şeyi değiştirdi"

Ebru Destan:

Ebru Destan: "Çocuk sahibi olabilmek için 1 sene mücadele verdim, Bu sırada benzer durumdaki kadınların hikâyelerine şahit oldum. Bu beni çok etkiledi ve 'Yalnız Değiliz' kitabını yazdım..."

Türkiye'den Burcu Çetinkaya'nın röportajı...

Kitaptan başlamak istiyorum. “Yalnız Değiliz”i yazmaya nasıl karar verdin?


Başıma geldikten sonra karar verdim. Çocuk sahibi olma yolunda bazı zorluklarla karşılaştığımda bu diğer kadınlarla empati kurmamı sağladı. Çünkü problem yaşadığım kısa dönemde bile ruhsal olarak ciddi sıkıntılar hissettim. “Acaba olmayacak mı?” sorusu aklımdaydı. 1-1,5 sene sürdü. “Bu dönemde bile bu kadar hissedebiliyorsam daha uzun sıkıntı yaşayanlar ne hissediyordur”dan yola çıktım. Doktorum var, Emre Karatekelioğlu. Çok şükür onunla yolum kesişti. Hastalarıyla tanıştım, konuştum. Kitabı yazmam 2-2,5 seneyi buldu. Çünkü onların tüp bebek ve tedavi sürecinde yanlarındaydım. Tek tek onların yaşadıklarını kayda alarak yazdım. Bilmediğim birçok şeyi öğrendim. Babaannemler, anneannemlerden kalan bazı bitkisel kürler vardı. Bunların bu denli hızlı sonuç verebildiğini görmek beni çok heyecanlandırdı.

Seni çok etkileyen bir örnek var mı?

Çok var aslında ama bir tanesi çok farklı. Bir kadın “Ebru Hanım deniyorum olmuyor” diye yazıyordu. Sonra “Biliyor musunuz? Benim abimin karısı canına kıydı. İntihar etmeden önce bıraktığı notta ‘İki çocuğum da sana emanet’ yazmış. Galiba anne olmamamın sebebi buymuş, hayat bana iki evlat verdi” dedi. “Bir anne nasıl evlatlarını bırakır?” diye üzülür ve sorgularken, aynı kadın bu kez de hamile kaldığını söyledi. Bu olay beni çok etkiledi. Anneler kaybettikleri bebeklerin mezarlarının fotoğraflarını yolluyordu. Ardından o anneler de bebek sahibi olduklarını yazdıklarında çok etkilendim. Bu süreçte çok dua aldım. O duaların hayatımda çok olumlu etkisi olduğunu düşünüyorum. Bir şeyi çok fazla isteyince nedense bir stres hormonu salgılıyoruz ve olacak olan şey olmuyor.

Anne olmak hayatında ne değiştirdi?

Hayatımı topyekûn değiştirdi. 

Zorlandın mı?

Bir kere beni daha güçsüz ama bir o kadar da çok daha güçlü yaptı. Güçsüz yaptı çünkü çocuklarım zaafım oldu, zayıf tarafım. Güçlüyüm, çünkü onların varlığı bana güç veriyor. Hayatta daha bir şeyler başarmak, onları iyi şekilde yetiştirmek gibi motivasyonlarım oluyor. Kendim dışında bir odak üzerine yaşamayı öğrettiler bana. 

Günlük hayatın nasıl?

Altı yıllık bir evlilik deneyimim var. Bu süreçte çalışma hayatım yoktu. Çocuklarımı doğurdum, yemek yaptım. Ev hanımıydım. Şu anda annemle yaşıyorum, yemekleri o yapıyor. Zaten çok lezzetli yapar. Kalan zamanımda çocuklarımlayım. Onun dışında zaten sete gidip geliyorum. En geç 8’de ev tamamen ayakta oluyor. Ama bebek küçük olduğu için gece çok kalkıyorum.

Maalesef bir boşanma sürecin var. Eminim zordur. Kendini nasıl tamir ediyorsun?

Çocuklarıma sarılıyorum. Varlıkları bana güç veriyor. Onlar için çok daha güçlü olmak zorunda olduğumu hissediyorum. Annem ve kardeşim de yanımda. İş hayatım da destek oluyor. Sonuçta maddi getirisi var. Televizyona dair çalışmalara devam etmek istiyorum. 

Oğlum, ‘TV’nin içine nasıl girdin’ diye sordu

Aktif çalışma hayatına döndün. Heyecanlı mısın? Paslanmış mısın?

Çok kolay adapte olurum. Öğrenmeye açık bir insanım ve çok çalışırım. Diziye başlamadan önce de oyuncu koçum Çiçek Acar ile derslere başladım. Karakteri özümsedim. O nasıl düşünür, nasıl davranır anlamaya çalıştım.

Nasıl bir karakteri oynuyorsun?

Ressam bir kadın. Bir süre Amerika’da yaşamış sonra yurda dönmüş. Sanatçı ruhlu, özgür... 

Yeni dizini ne zaman izleyebileceğiz?
 
Eylül sonu gibi...

Oğullarından Ali küçük ama Oktay algılıyordur. Seni televizyonda görünce ne yapıyor?

Oktay küçüklükten beri televizyonda görmeye alışık. Sadece “Anne televizyonun içine kaçmışsın. Nasıl girdin oraya?” diye sordu. 

Sana en çok şey katan projeler hangileriydi?

Her işte bir parçam vardı. Sahnede şarkı söylerken, notaları çalışırken çok keyif alıyordum. Ama baktığım zaman en çok oyunculuğu sevmişim. 

Peki en çok hangi rolü sevdin?

Mahsun Kırmzıgül’le “Bu Sevda Bitmez” diye bir dizide oynamıştım. Oradaki “Emine” rolünü çok sevmiştim. İlk oynadığım dizilerden birisiydi. Çok uzun süre devam etmişti. TGRT’de yayınlanan Kurt Kapanı’nda da Kenan Kalav’ın canlandırdığı çok güçlü bir adamın nişanlısını oynuyordum. O rol de güzeldi. 
  • Bu Haberi
Yasemin Kutsi