Seyyal Taner: "Aşk meşk konuşacak yaşı geçtim"

"... Tabii kalbim yine çarpıyor, aşk her zaman var ama hani o artık anlatılacak bir şey değil benim için. Ben artık bir hayat arkadaşlığı sürüyorum."

1708 okunma

Posta Gazetesi'nden Oya Çınar'a konuşan Seyyal Taner'in röportajından...

DOMİNANT DEĞİLİM AMA İŞİMDE LAUBALİLİĞİ SEVMEM

Sahne kostümleriniz, kullandığınız aksesuarlar da çok size has. Görsel imajınızı da kendiniz mi yarattınız? 

Tamamen kafama göre, içimden geldiği gibi ilerlerdim. Ama o dönem en çok hangi arkadaşlarımla berabersem, kimlerle çalışıyorsam, onlarla birlikte bir yumak oldum her zaman. Onların yeteneklerini ve şartlarını zorlayarak, onlardan en iyi şeyi almaya çalışmışımdır. 

Dominant bir yanınız var mı çalıştığınız insanlara karşı? 

Dominant değilim de işimde laubaliliği hiç sevmem, hep ciddiyimdir. Dediğim gibi, yaptığım işi en iyi şekilde yapmak isterim. Sadece sahnede de değil. Bir salata yapıyorsam ona da aynı şekilde özenirim. 

BODRUM’UN GEÇİRDİĞİ DEĞİŞİM BENİ ÇOK ÜZÜYOR 

30 yıldır Bodrum’da yaşıyorsunuz. Nasıl bir hayatınız var orada?

Ben Bodrum’u çok iyi bilen bir çocuk olarak gelmedim. “Çocuk” diyorum çünkü gerçekten çocuk kafasıyla geldim. 

Aşık olup gittiniz değil mi? 

O zaman evet, burada bir ilişki yaşayınca, o sihir alıp götürüyor sizi zaten. 89’da geldim. Bodrum çok farklıydı tabii o zaman. Doğasıyla, her şeyiyle romantik ve büyülü gelmişti bana. Sonra da İstanbul’a iş için gidip gelmelerim hariç, tüm zamanımı burada geçirir oldum. 

Mutlu musunuz? 

Kendi yaşantımdan mutluyum ama zaman içinde buradaki doğaya nasıl ihanet edildiğini gördükçe, hissettiğim üzüntüyü anlatamam. Bu da kimsenin engel olabileceği bir şey değil tabii. Kapital sistemin getirdiği bir durum. Nüfus artıyor, istihdam o şekilde gelişiyor. Dünyanın her yerinde böyle maalesef. Ama bu satırları okuyan herkesten rica ediyorum. Ne olur bu kadar hoyrat olmayalım. Doğaya, suya, hayvanlara, çocuklara ve yaşlılara karşı nazik olalım. 

AŞK MEŞK KONUŞACAK YAŞI GEÇTİM BU SAATTEN SONRA NE AŞKI

30 yıldır aynı kişiyle mi berabersiniz? 

Hayır canım. O, o dönemdi. Çoktan bitti. Yani geliş nedenim oydu. O bir nedenmiş (Gülüyor).  

Şu an aşk hayatınızın neresinde? 

Ben aşk meşk konuşacak yaşı geçtim Oya’cığım. Bu saatten sonra ne aşkı! 

HAYAT ARKADAŞLIĞI SIKICI DEĞİL AKSİNE GAYET YARATICI

Neden? Aşktan bahsetmek için hiçbir zaman geç olmaz bence…

Canım tabii kalbim yine çarpıyor, aşk her zaman var ama hani o artık anlatılacak bir şey değil benim için. Ben artık bir hayat arkadaşlığı, bir dost ilişkisi sürüyorum. 

Böyle söylenmesi de kulağıma hep sıkıcı geliyor… 

Hayır hiç sıkıcı değil, aksine çok yaratıcı oluyorsun hatta (Gülüyor). Çünkü o da müzisyen.  

Ama romantik mum ışıkları olmuyor herhalde… 

Yoo oluyor, her şey oluyor ama gençlikteki gibi olmuyor. Sen beni sıkıştırmaya başladın (Gülüyor).

TANRI’NIN VERİDİĞİNİ KABULLENMEKTEN YANAYIM

Estetiğe nasıl bakıyorsunuz? Arada ufak tefek de dokunuşlar yaptırıyor musunuz? 

Estetiğe güzel bakıyorum da sadece bakıyorum çünkü korkuyorum. Ben biraz korkağımdır o konularda. Tanrı’nın verdiğini kabullenmekten yanayım her zaman. O yaşanmışlığın, bilgeliğin getirdiği çizgileri severim. Ha ama ne oluyor, sahneye çıktığımız için, ya da fotoğraflarda çok deforme görünmemek için cilt bakımı yaptırıyorum arada. Bir de ben çok mimik yaptığım için alnımın ortasında belirgin bir çizgi oluyor. Sadece onun için hafif bir botoks yaptırıyorum.

Fazlasını abartılı mı buluyorsunuz?

Ben böyle kabul görmüş bir insanım. Manken değilim ki, müzisyenim, yorumcuyum neticede. Sevenlerim beni böyle sevdi, ben de onları gönlüme koydum. Çük güzel kucakladık birbirimizi hayranlarımla. Böyle de gidiyoruz işte… 

Konular Röportaj