Türk popuna damga vuran 90'lar yeniden canlandı

12 sanatçıyı yıllar sonra bir araya getiren çalışmada birbirinden güzel ve unutulmaz şarkılar yer alıyor. Türk popuna damga vuran 1990’ların unutulmaz şarkıları “Şimdi 90’lar 2” isimli albümde toplandı.

Sözcü Gazetesi'nden Hande Zeyrek'in haberine göre bir kuşağın anılarına hayatlarına eşlik eden unutulmaz şarkılar “Şimdi 90'lar 2” isimli albümde toplandı. Türk pop müziğinin 90'lı yıllarına damgasını vuran 12 sanatçıyı bir araya getiren albüm birkaç gün önce çıktı ve iTunes'ta bir numaraya yerleşti. Kimler yok ki albümde…

Yonca Evcimik, Sibel Alaş, Reyhan Karaca, Hazal, Erdal Çelik, Jale, Boran, Uhde Seçil, Eda-Metin Özülkü ve Oya-Bora, Seyyal Taner....

Efsane isim Seyyal Taner o dönemi “90'lar kalp ile müzik yapılan yıllardı” sözleriyle özetleyerek ekledi: "O yıllara özlemi hissettiğimde ne kadar doğru şeyler yaptığımızı anlıyorum. Sevgili Metin Özülkü ve Hakan Eren tarafından düşünülmüş bir proje 'Şimdi 90'lar 2' albümü. Büyük bir mutlulukla katıldım. Şimdi 90'lar 1 albümünde Şiirimin Dili ile yer almıştım. Bu albümde şarkı seçimi için çok düşünülüp taşınıldı; çünkü 90'larda çok hit olan şarkım var. Ben hem sözü  hem de müziğini çok severek yaptığım şarkım Yaşa Sevgilimi okumak istedim. 90'lar  çok önemli şarkılara imza atılan bir dönem dolayısıyla 70'ler 80'ler ve 90'lar bir şekilde kendini tekrar ediyor, yani her şeyde olduğu gibi tarih tekerrürden ibarettir. Günümüzde onların üzerine çıkan şarkıların pek yapıldığını zannetmiyorum. Duygular hiçbir zaman eksilmeyecek, çoğalacak. O zamanki duyguların var oluşuyla alakalı bir şey 90'lar müziği."

ŞARKI BENİ ANLATIYOR

Özlenen müzisyen Sibel Alaş ise yeni albüm için şunları söyledi: “O dönemlerin şarkılarında neredeyse her dinleyiciye ‘Bu şarkı beni anlatıyor' dedirten bir nitelik vardı. Şimdiki şarkıların tabii ki hepsi değil; ama birçoğu bu nitelikten yoksun. O dönemlerde bizler işimizi özenle ve samimiyetle yapıyorduk. Şimdi 90'lar 2 albümde yer alan şarkıların her biri o döneme damga vuran, dinleyicide izler bırakan, anıları canlandıran eserler. Belki de insanlar içselleştirebildikleri şarkıları dinlemek istiyorlar, bu yüzden o dönemin şarkılarını özlüyorlar. Hakan, projeden bahsettiğinde inanın  hiç soru sormadan hemen o anda 'Tamam' dedim. Diğer arkadaşlarımın da projeye sorgusuz sualsiz dahil olduğundan da eminim. Projenin müzikal direktörünün usta Metin Özülkü, aranjörünün ise Hasan Çiçek ve yine Metin Özülkü olması da pastanın kremasıydı doğrusu.”

Yonca Evcimik ise şu ifadeleri kullandı: "Gelişen dünya ve teknoloji ile her şeyi kaybetti insanoğlu. Duygusuz, otomatik hayatlara hapsoldu. 90'ların müziği sıcaklığıyla, samimiyetiyle o eksiklikleri tamamlayan yegane şey. İnsanlar samimiyete aç. Yapılan çoğu şarkının anısı var. O sözler, melodiler; artık kolay kolay çıkmıyor. O sıcaklık çoğu yeni şarkıda yakalanamıyor. Bu yüzden mevzu döne döne 90'lara geliyor. Sevgili Hakan Eren, bu projesinden bahsedince seve seve katıldım. Yavaş yavaş konserler başlayınca yaralar sarılmaya başladı. Umarım böyle devam eder. Bu sektör çok fazla sayıda kişinin evine ekmek götürmesini sağlıyor. Çark durmaksızın dönmeli. Bu çok önemli."

Müzik sektörü yeniden hız almaya başladı

POPSAV Yönetim Kurulu Başkanı Metin Özülkü, pop müziğinin 12 isminin 90'lı yılların şarkılarını seslendirmesinin müzik sektörüne bir soluk getireceğini söyledi. Pandeminin sektöre büyük darbe vurduğunu ifade eden Özülkü, “Müzik sektörüne ve bu dönemde zor günler geçiren sektörün gizli kahramanları; rodiler, ışıkçılar, tonmaisterler, dansçılar gibi düzenli maaşı ve sosyal güvencesi olmayan birçok kişiye destek olmak amacıyla POPSAV, YouTube'un platform iş birliği ile 70'e yakın sanatçının desteğiyle Evde Kal  #MüzikleKal etkinliğini hayata geçirdi. Müzikseverler bu etkinliğe ücretsiz olarak katılıp keyifli vakit geçirirken, sponsor olarak destek olan kurumlardan elde edilen gelir ihtiyaç sahibi olan müzisyenlere aktarıldı” dedi.

Eda Özülkü ise şunları söyledi: “Pandemi yasaklarının başladığı ilk günlerinde baya şaşkınlık yaşadık. Ne yapmamız gerektiğini bilemedik; belirsizlik hakimdi ne kadar süreceği de belli değildi. Yavaş yavaş önümüze bir takım şeyler gelmeye başladı.”