Ekrem İmamoğlu’na kentsel dönüşüm protestosu

Eyüpsultan'da kentsel dönüşüm projesi temel atma törenine katılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bir grup mahalleli tarafından protesto edildi.

Sözcü Gazetesi'nin haberine göre İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu,  Eyüpsultan Yeşilpınar Dönüşüm Projesi’nin temel atma törenine katıldı.

İmamoğlu, törenin ardından alandan ayrılırken bir grup mahalleli tarafından protesto edildi. Proje alanı içinde kalan parkın yıkılmasını istemediklerini belirten grup, İmamoğlu’nun makam aracını durdurmak istedi.

Polisin uzaklaştırmak istediği protestocular önce İmamoğlu’nun koruma aracına ardından da makam aracına vurdu. Yaşanan arbede sırasında koruma aracını durdurmak isteyen Ayşe Topçu adlı kadın düşerek yaralandı.

 

Polis protestocu grubu uzaklaştırarak yolu açtı. Ekrem İmamoğlu’nun içinde bulunduğu minibüs ve koruma araçları sokaktan uzaklaştı.

“BİZ PARKIMIZI VERMİYORUZ“

Yeşil alan ve parkın yıkılacak olmasına tepki gösterdikleri belirten Koray Akın, “Başkanım biliyoruz sizde yeşili seviyorsunuz ama bizim parkımızın içine kocaman bir site yapılıyor.  Bizim sadece talebimiz. İsterseniz buraya gökdelen dikin hiç bir sıkıntı yok. Sadece burası deprem toplanma alanı. Siz gelmeden bir gün önce toplanma alanı tabelasını kaldırdılar. Parkı dörde bölmüşler. Deprem olduğu zaman biz sitenin içinde mi toplanacağız? Biz sadece sizinle çay içmek istedik” diye konuştu.

İMAMOĞLU: "BURADA MUTSUZ OLACAK HİÇ KİMSE YOK"

Törenin son konuşmasını gerçekleştiren Ekrem İmamoğlu “Bu işin sonunda, burada mutsuz olacak hiç kimse yoktur. Eyüpsultan'da oturan vatandaşlarımız için de örnek bir iş olacak. Olgun şekilde yürüyen sürecin içine muhalif bakanlar da olacaktır. İyi niyetli ise çözeriz; hiçbir sorun yok. Çünkü yaptığımızdan adımız gibi eminiz. Ama kötü niyet var ise, bu nafile. Oradan çözüm çıkmaz” diye konuştu.

Kentsel dönüşümün siyasetinin olmayacağını vurgulayan İmamoğlu şu ifadelerde bulundu:

"Şehircilik Bakanı'mızdan siyasi partilerin yöneticilerine varıncaya kadar bu hassasiyetimizi dile getirdim. Karşılık da buldu. Kentsel dönüşüm mevzusunda, bu konuşmayı yaptığımız yaklaşık 14-15 ay öncesinden bugüne, -başta Şehircilik Bakanlığı ve Bakanı için konuşuyorum- uyumlu bir süreç yürüttüğümüzü belirtmek isterim. Bu değerlidir. Ben, kendisini ziyarete gittiğimde şunu söyledim: ‘Size gelmeden, Genel Başkanım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’yla kentsel dönüşüm mevzusunu şu kapsamda konuştum. Efendim, bu işi siyaset mecrasının konusu olmaktan çıkaralım. Başka türlü çözüm olmaz. Bazen iyi niyetle, bazen farklı niyetlerle biri aşağı çeker, bir, yukarıya çeker ve bu işten çözüm çıkmaz, dediğimde, kesinlikle siyasi mevzu yapılmayacak taahhüdünü verdi. Ben de Genel Başkan'ımızın bu taahhüdüyle sizi ziyarete geldim, dedim.' O günden bugüne, her adımımızı hassas yürütüyoruz.

ADİL, ŞEFFAF VE KATILIMCI OLUNDU”

Adil olunmuştur, şeffaf olunmuştur, katılımcı bir süreç yönetilmiştir ve yüzde 100 ikna sağlanarak, insanlarımızın imzasıyla süreç yönetilmiştir. Farklı çıkar grupları olacak. ‘Çıkar grubu' veya ‘kötü niyet' derken, burun partisi de yok. O parti, bu parti, şu parti… Benim dilim, bu konuda net. Yani, ‘Benim partinden, koruyayım' veya ‘Başka parti de var, söveyim, işte döveyim' öyle bir anlayışım yok benim. Kötü, kötüdür; iyi, iyidir. O bakımdan, o çıkar gruplarına hiç fırsat vermedim. Vermeyeceğiz de. Bu konuda taviz yok.

200 BİN BİNA ÇOK RİSKLİ

Tespitleri, benim arkadaşlarım ilçe ilçe yapıyor. 150 bin ile 200 bin bina; daire değil arkadaşlar. Bu kadar büyük sayı, milyonlarca insanı tehdit eden yapı stokunun içinde, bundan daha elzem bir işimiz olamaz. Bu bir belediyenin, bir bakanlığın, hatta ve hatta, sadece bir devletin dahi kendi bütçesinden çözemeyeceği kadar yüksek oranlı bir yapıdır. Yüz milyarlarca liralık büyük bir maliyete sahip İstanbul dönüşümünde. 1999 yılı depreminden bugüne, yaklaşık 20 yılda, İstanbul’da kentsel dönüşüm için yapılan hızla hareket edersek, İstanbul’un dönüşümünü 100 yılda bitiremeyiz."