Hiperenflasyona gidiyoruz sistem krizi riski var

TL’nin değeri dip yaparken, Türkiye’nin risk primi de rekor seviyeye yükseldi. Ufuk Söylemez, “Tüm dünya Türkiye’nin kendi kendine yarattığı kur krizini konuşuyor” derken, önümüzde ciddi bir sistem krizi riski olduğunu vurguladı.

Sözcü Gazetesi'nden Özlem Ermiş Beyhan'ın haberine göre halk enflasyonla boğuşadursun TL serbest düşüşe bırakılırken, eski Ekonomi Bakanı Ufuk Söylemez, Türkiye'nin gelinen noktada bir sistem krizi riski ile karşı karşıya olduğu konusunda uyardı.

ENFLASYON KATILIĞI VAR

Bugünkü dünya koşullarında yüzde 30'lardaki enflasyonu hiperenflasyon olarak kabul etmek gerektiğini belirten Söylemez, “Enflasyon katılığı var Türkiye'de. Enflasyon beklentilerinin geçmiş enflasyona göre oluşturulması, enflasyonda sürekliliğe ve katılığa neden oluyor. Yapılan araştırmalara göre Türk Lirası'nın yıllık yüzde 10'luk bir değer kaybı enflasyonu yüzde 2-3 artrıyor. Şimdi TL'de haftalık değer kaybı yüzde 10'u aşınca, hiperenflasyon riski doğmuş durumda” dedi. Faiz indiriminin ekonomi biliminde başka her şey sabit kalırsa yararlı olabileceğini belirten Söylemez, böyle bir enflasyonist ortamda, tek adam rejimi ile güven sorunu yaşanırken, yatırım iklimi ortadan kaybolmuşken faiz indirimlerinin enflasyonu beslediğini söyledi. Türkiye'de doların 12 TL'yi de aşmasıyla bir sistem krizi riski doğduğunu vurgulayan Söylemez, “Döviz borçlarının çevrilmesinde sıkıntı olabilir. Dolar kurunda her 1 liralık artış reel sektöre ve finans sektörüne 400 milyar lira yük bindiriyor. Enflasyon bir toplumsal buhranı tetikliyor. Enflasyonun yüksek olduğu ülkelere bakın, demokratik olmayan ülkeler olduklarını görürsünüz” ifadesini kullandı.

KENDİMİZ YARATTIK

Ufuk Söylemez çoğunlukla krizlerin “bulaşıcı etki” denilen gelişmekte olan ülkelerin birbirini tetiklemesi ile oluştuğunu ancak Türkiye'nin bugün yaşadığı sıkıntının kendi kendine yarattığı yeni tip bir kriz olduğunu vurguladı. “Tüm dünya Türkiye'nin kendi kendine yarattığı TL- kur krizini konuşuyor” diyen Söylemez, “Bu gelişmeler dolarizasyonu da artırıyor ve kambiyo kontrolü korkularını da ateşliyor. Faiz indiriminden kim memnun oldu derseniz sadece yandaş vakıflar, müteahhitler ve yap işlet devretçilerdir” dedi.

CDS'ler 442'yi gördü, bu nedenle tefeci faizi ile borçlanıyoruz

Türkiye'nin risk primi olan CDS'lerinin son 10 günde 390'lardan 442'ye kadar çıktığını vurgulayan Söylemez, “Bu felakettir. Dünyada finansman bolluğu varken Türkiye'nin tefeci faiziyle borçlanabilmesinin nedeni budur. Bize en yakın Brezilya; 235 ile… Yarımız kadar yani. Ondan sonra Rusya 100, sonra gelen Yunanistan ise 98. İtalya 84. Japonya 18. Hollanda 9. Almanya 8. Aradaki farka bakın” ifadesini kullandı. Emir komuta ile faiz indiriminin sonuçlarının yaşandığını belirten Söylemez, ülkede döviz tevdiat hesaplarının arttığını vurguladı ve “Türkiye'de asgari ücret 2005'in bile altına düştü. Oluşan ortam nedeniyle insanlar tepkilerini göstermekte zorlanıyorlar ancak TL krizi giderek bir döviz krizine dönüşüyor endişesi artıyor. Riskin büyüklüğü tartışılmaz” şeklinde konuştu.