İBB’den Gezi Parkı açıklaması: 'Meydan projesi elbet yapılacaktır'

Gezi Parkı'nın İBB mülkiyetinden alınarak Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı’na devredilişinin Taksim Meydanı projesinin başlama aşamasında olduğu bu günlerde yapılmasına dikkat çeken İBB Sözcüsü Ongun, "Bu karar sadece vakit kaybıdır, proje elbet yapılacaktır" dedi.

Sözcü Gazetesi'nin haberine göre Taksim Gezi Parkı, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) mülkiyetinden alınarak Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı'na geçirildi. Süreç zarfında İBB'ye haber verilmediği, bir günlük yazışma ile sürecin yürütüldüğü öğrenilirken, gelişmenin Taksim Meydanı projesinin başlama aşamasında olduğu bu günlerde yaşanması da dikkat çekti.

Konuyla ilgili açıklamada bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Sözcüsü Murat Ongun, “Uluslararası tasarım yarışması yapılmış, yüz binlerce İstanbullunun oyuyla seçilmişti. Tam projemize başlamak üzereyken İBB mülkiyetinde olan Gezi Parkı bir yazıyla İBB'den gasp edildi. Bu karar sadece vakit kaybıdır, proje elbet yapılacaktır” dedi.

86 BİN OYLA SEÇİLDİ

İBB’nin başlattığı Taksim Meydanı projesi için 209 bin 728 kişi oy vermişti. 15, 16 ve 19 numaralı projeler arasında geçen mücadeleyi 86 bin 597 oyla 15 numaralı “Taksim Kolektifi” adını taşıyan proje kazanmıştı.

“GEZİ PARKI BU MEYDANLA BİRLİKTE CANLI VE AKTİF HALE GELECEK”

Kazanan projenin ekibinde yer alan Sezer Bahtiyar, projeyi şöyle anlatıyor:

"Herkesin Taksim ile ilgili bir hayali var ve bu hayali herkesin gözünden bakarak destekleyebilmek bu tasarımın en önemli konularından bir tanesiydi. Şu andaki haliyle Taksim olduça büyük bir boş, beton yüzey gibi görünüyor. Bu beton yüzeyden kurtulmak gerekiyor. İstanbulluların vakit geçirmek isteyeceği bir meydan öneriyoruz.

Gezi Parkı’nın da bu meydanla birlikte çok daha canlı ve aktif bir şekilde kullanılabileceğini düşünüyoruz. Sıcak bir yaz günü açılan fıskiyeler, bir yaz akşamı konseri, sonbaharda bienal kapsamında düzenlenen bir takım sanat gösterileri, Ramazan’da bir iftar sofrası veya İstanbulluların taleplerini dile getirdikleri bi protesto gösterisi…

Taksim’in bunların tümüne açık bir alan olmasını planlıyoruz. En önemlisi, birinci önceliğimiz, Taksim’i yeniden uzun süreli bir inşaat sürecine sokmadan, mümkün olan en az müdahaleyle en büyük faydayı sağlamak oldu. Etaplara bölünebilecek aşamalı bir dönüşüm planı öngördük. Taksim’de günlük yaşamı aksatmayan bir mekansal dönüşümü gerçekleştirmeyi planlıyoruz."