Sedat Peker 7. videoyu yayınladı

YouTube'da yayınlanan videoları izlenme rekorları kıran Sedat Peker, yedinci videoyu paylaştı.

MedyaRadar'ın haberine göre bir önceki videosunda, Hürriyet gazetesi baskınına, bir milletvekilinin talebiyle kendi adamlarının da katıldığını itiraf eden ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun oğlu ve kardeşiyle ilgili iddialarda bulunan Sedat Peker, bu sabah yayınladığı 7. videoyla iddialarda bulundu. Sedat Peker'in masasında yine not kağıtları vardı ancak bu kez kitap yoktu.

Yayınladığı yedinci videoda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yönelik sert sözlerini sürdüren Sedat Peker, “Köpek tasmasıyla gezeceksin” dedi.

Peker, “Reşat baba” dediği bir akrabasına Soylu tarafından baskı yapıldığını belirterek, “Bir de bak bizim akrabaya baskı yapıyorsun açıklama yapsın diye. Akraba makraba ayırmadım, herkes kayıt altında. Reşat baba, severim sayarım, Allah’a yemin olsun öyle bir şeyler, mırmır ediyormuşsun paran çok, pulun çok işin iyi sakın böyle bir hataya düşme” dedi.

“DEVLETİN BAKANISIN, NİYE FACETİMELA KONUŞUYORSUN GAZETECİLERLE? NİYE WHATSAPP’TAN”

Hadi ve Süleyman Özışık kardeşlere yapılan operasyona da değinen Peker, “Bir de gazetecilere operasyon yaptırmışsın. Komikliğe bak. Gazetecilerle senin niye telefon trafiklerini, HTS kayıtlarını açıklamıyorsun. Neden? Kaç kere konuşuyorsun? Devletin bakanısın, niye facetimela konuşuyorsun gazetecilerle? Niye WhatsApp’tan? Niye müdürünün telefonundan? Reşat babayla onla bunla” şeklinde konuştu.

Peker, Soylu’yla ilgili sözlerine devam ederek, şöyle konuştu: “Sana sözüm olsun, bugüne kadar üzdüğün çocuklarım ve eşim dahil, üzdüğün bütün çocuklar ve onların anneleri için, devletin o şerefli makamından ayrıldığında bir gün gene yüzleşeceğiz, bu dünya böyle sürmez. Senin boynuna köpek tasması takıp seni sokaklarda gezdireceğim. Köpek tasmasıyla gezeceksin.”

Sedat Peker, 'Hayata korkusuzca bakanlar ölümden korkmazlar' başlıklı videoda şu açıklama ve iddialarda bulundu:

"TÜRKİYE'DEN KALABALIK MİSAFİRLERİM GELDİ"

"Derin Memet ameliyat olduğu için Bodrum'da hastanede, o yüzden onu yoklamaya almayacağız. Atmosferin değişikliğini görmüşsünüzdür, Türkiye'den kalabalık misafirlerimiz geldi, aslında ben düşkün Abdulkadir ile süslü Sülü'yü bekliyordum, ama onlar gelmediler, her zaman olduğu gibi devletimizi işin işine karıştırdılar. O yüzden bir yer değişikliği yaptık, belki önümüzdeki günlerde bir yer değişikliği daha yapmayı düşünüyoruz. Bugün çok çok ama çok ciddi konular bölümüne giriş yapmaya başlayacağız. 

"BANA SEN FAŞİSTSİN DİYORLAR, SULTANGALİYEV'İ OKUDUNUZ MU?"

Bana sen Turan diyorsun, faşistsin diyorlar. Sultangaliyev, Sosyalist turan, düşüncesini okudunuz mu?...

Bir de, milleti sokağa dökmeye, ortalığı karıştırmaya çalışıyormuşum, öyle diyorlar. Eğer ki kim size sokağa çıkın burayı yağmalayın diyorsa o haindir. Bir gün ben size dersem sokağa çıkın diye, bilin ki ufak kızımın başına silah dayamışlardır. O yüzden onu söylüyorumdur. Sülü gördün mü bak bunu da söyledik, artık bloke oldu bu da.

"BEN DESEM BİLE SOKAĞA ÇIKMAYIN"

Darbe için zemin hazırlıyormuşuz, ben bunları onun için yapıyormuşum. Namus sahibi olan herkes eğer bir gün darbe olursa bütün herkes darbeye direnmekle mükelliftir. Eğer ki bir gün darbe olursa, ben size dersem sokağa çıkın darbeye destek verin dersem bilinki, ufak kızımın başına silah dayamışlardır, dayanamamışımdır. Ben desem bile sokağa çıkmayın kardeşlerim.

Siz patronsuz bu anlattıklarımda kafanıza yatmayanlar olmazsa, bu işlerde gereken ilgi gösterilmedi, namus, şeref üzerine davranılmadı derseniz sandık geldiğinde belirleyen sizsiniz. En komiği, bir şema yapmış. Ben bunun çapını bildiğim için seyretmedim. ‘Başlıkları bana getirin arkadaşlar’ dedim. Çapsız.

Süleyman sana vallahi devletin ruhunu anlatacağım, inşallah bu sefer anlarsın.

Görüşeceğiz seninle. Fethullahçılarla düşüncelerimi anlatmak istiyorum. Eğer ki bana Fethullahçılar cennetin anahtarını getirirse ben onlara ‘Ben 80’lerde sizin masumiyetinizi görüp ya bu iyi insanlar diyenlerdenim bütün ülke gibi. Ama ben sizin içinizdeki canavarı gördüm. Bence şehit Kuddusi Okkır’ın memleketine gidecek ambulans parası yoktu. O zaman ambulanslardan para alıyorlardır. Ölüsünü evine getirecek parası olmayan adamı Ergenekon’un finansörü diye ülkeyi inandılar. Seni cenazeye FETÖ’cüler değil şunlar yollamadı sen hakka girdin diye yazıyorlar. Lan bırak.

Siz yapmadınız mı, evinde arama yapıyorsunuz general adamın çocuk pornosu çıktı diye gazetelere verdiniz. O adam ufak çocuk gelse sevmeye çekinir. Başka bir general otele kız arkadaşıyla gidiyor. Otelde ihbar var deyip kadının çantasını ararken avuç içinde bir ekstaziyi bırakıp, ‘Büyük skandal, general kadın uyuşturucu partisi’ kan tahlili bile yok, çünkü siz koydunuz. General namuslu adamdı istifa etti. Daha örnek vereyim mi Ali Tatar… Herkes uyansın diye adam kafasına sıktı. Bunlar gazetede ‘Hesap vermeden nereye gidiyorsun?’ diye yazdılar. Sizin elinizde cennetin anahtarı olsa ben o cennete girmem. Ya siz Muzaffer abiyi kanser hastası inim inim inlettiniz şehit oldu. Ali Tatar da şehittir.

Sülü ne oldu? Ama senin devamlı Fethullah Gülen’le yazıların çıkıyor. Röportaj yapmışsın. Danışmanlarının Fethullah Gülen’e övgüleri ortaya çıkıyor. Bak ben bu kadar açık söylüyorum sen? Ben Süleyman’ın buraya maketini koydum.

AA MUHABİRİ HAKKINDA DA KONUŞTU

En komiği bir AA muhabiri genç arkadaş Süleyman Soylu ile ilgili soru sordu. Adamın abisi FETÖ’cüymüş dediler. Size devleti anlatacağım. Bunlar kamikaze gibiymiş. Senin elinde devletin imkanlarını yok muydu? Bilmiyor muydun abisinin FETÖ’cü olduğunu. Onun abisi FETÖ’cü ise orada iki bakan bu konularla muhatap onun da abisi FETÖ’cü. Her abisi FETÖ’cü olan FETÖ’cü ise bakan devletin her sırrının olduğu toplantıyı izliyor. Yaptığınız savunmanın mantıksızlığını anlatıyor. Ciğeri yanmış adam söylüyor. Yarın onu FETÖ’cü bulursunuz. FETÖ’cüler de öyle yapardı. O onu aramış, o onu aramış, o da onu aramış… 7. Aramada köydeki en sade yaşayan bir insan bile dünyada her insanı silsileyle aramış oluyor. Onun mantığı var burada anlatmayayım şimdi onu. Devletin ruhunu yok ettiniz.

Müsaade edersiniz bu böyle sol kesimlerdeki arkadaşlar çok söylüyor. Devleti sen neden kutsuyorsun. Tamam anlatacağım.

Sülüman asıl sana anlatacağım. Bizim aklımızda böyle öğrettiler. Devlet bilmem bir şey genel müdürlüğü binasıdır, nöbetçilerdir… Devlet böyle bir şey değildir ki. Dün devlet çadırdaydı yarın da uzay mekiği gibi yerlerde olacaktır. Devlet bir ruhtur, kutsal olan da devletin ruhudur. Peki devletin ruhu nedir? Binlerce senedir yaşanılan ihanetlerin, savaşların, entrikaların, acıların, hüzünlerin, mutlulukların, başarıların, başarısızlıkların tüm bunların oluşan tecrübenin damıtılarak bugüne kadar gelmiş olan bilgi birikiminin adı devletin ruhudur. Hep onun için diyorum devletin bir namusu bir de aklı vardır. Devletin namusu ne demektir biliyor musunuz?

Biz gençliğimizde, 16-17 yaşında emniyet amiri tanıdığımız vardı, bir tane polis memuru biraz hileli bir iş yapmış bir adama söz vermiş. O adam geldi, emniyet amiri hileli işi bilmesine rağmen işin halledilmesine izin verdi. Sonra o polisi sürgüne yolladı, hakkında dava açtı. ‘Neden böyle yaptın’ dedim. ‘O polis devleti temsil ediyordu, devletin sözü yere düşmez, devletin namusu budur’ dedi. Biz devletin namusunu o büyüklerimizden öğrendik.

Durmadan yalan, durmadan yalan. Şimdi televizyona çıkmışsın. Seni rezil rezil rüsva edeceğim. Üzülüyorum, utanmıyorum, mahcup oluyorum. Devletin bakanına inanan en fazla yüzde 9 çıkıyor. Yüzde 91 onun suç örgütü dediği insana inanıyor.

Orada oturmuşun, vücut dili okuyanların hepsinin psikolojisi, suç üstü yakalanmış bir insanın ezikliği hali vardı üzerinde. Gördüm resmini. Gazetecilere de bir atar yapmışsın ya girerken içeri Sülü."

İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ!..