Sol Yanım'ın genç yıldızları hayranlarının sorularını yanıtladı

"Sol Yanım" dizisinin genç oyuncuları Özge Yağız ve Tolga Mendi hayranlarından gelen en merak edilen soruları yanıtladı.

Sol Yanım'ın genç yıldızları hayranlarının sorularını yanıtladı

Özge Yağız ve Tolga Mendi, Onedio'ya verdikleri röportajda sosyal medyadan gelen sorulara cevap vererek kendileriyle ilgili samimi açıklamalarda bulundu.

Ünlü oyuncular, hayranları için merak edilenleri yanıtladı. 

Takip ettiğiniz influencer ve youtuber'lar kimler?

Özge Yağız ve Tolga Mendi: Zelina Şen, Onedio

Bize biraz ünlülüğün dezavantajlarından bahsedin de ünsüzler olarak keyfimiz yerine gelsin...

Tolga Mendi: Benim için tek bir dezavantajı var. Yemek yemeği çok seven bir adamım. Dışarda bir yerde yemek yiyorum. Tam lokmayı ağzıma attığım an tak fotoğraf çekilebilir miyiz diyorlar. Ağzın falan yağlı o yani.

Özge Yağız: Sanırım herkesin sizi çok fazla eleştirme özgürlüğüne sahip olması. En incitici dezavantajı o.

Hiç date aplikasyonu kullandınız mı?

Özge Yağız: Hayır hiç kullanmadım.

Tolga Mendi: Gençken belki diyelim ve devam edelim.

Hanginiz daha eğlenceli?

Tolga Mendi: (Özge Yağız'ı işaret eder)

Özge Yağız: Teşekkür ederim, benden önce cevap verdi. Bence de ben daha eğlenceliyim.

1 milyon dolar verseler birbirinizin ayağını kaydırarak kadrodan çıkarmaya çalışır mısınız?

Tolga Mendi: Ben kesinlikle çalışmam. Çünkü hayatta ne ekersen onu biçersine inanıyorum. O yüzden karşındaki ya da yanındaki kim olursa olsun öyle bir şeyi yapabileceğimi düşünmüyorum, yapamam yani. Öyle bir yapım mizacım yok.

Özge Yağız: Bunu hiç bir koşulda yapmam. Naçizane inançlı bir insan olduğum için bende her şeyin dönüp dolaşıp bizi bulacağına inanıyorum. O yüzden yapmam.

Bir insanda tahammül edemeyeceğiniz huy?

Tolga Mendi: Kötü niyet, art niyet, kötü kalp. Kesinlikle ve kesinlikle tahammülüm yok.

Özge Yağız: İkiyüzlülük ya. Kesinlikle hiç tahammül edemiyorum. Hele karşımda göz göre göre yapılmasına hiç tahammül edemiyorum. Yani net olmayan insan sevmem.

Gardırobunuzda 'Olmazsa olmazım' dediğiniz 3 parçayı sayar mısınız?

Tolga Mendi: Siyah kot, kısa kollu beyaz tişört, sweatshirt.

Özge Yağız: Siyah kaşe kaban, siyah boğazlı kazak, jean

Anlaştığınız çok belli kamera arkasında anlaşamadığınız yönleriniz var mı?

Tolga Mendi: Özge ile anlaşamadığımız bir yönümüz yok, olmasın da. Böyle olunca da hani kelimeler hayatın yüzde 35 hayatın yüzde 65. Aranızda kötü bir enerji olduğu zaman bu ister istemez ekrana da yansıyor. Şu an için anlaşamadığımız bir konu yok, bir sıkıntıya girsek dahi birbirimizle konuşup bunu çözebiliyoruz. Bu güzel ve kıymetli bir şey.

Özge Yağız: Tolga gerçekten çok iyi bir insan. Huzurlu bir şekilde çalışıyoruz, bu açıdan çok mutlu ediyor, çünkü huzursuzluk beni hep demotive ediyor. Ben çok huzurlu çalışıyorum.

İlgilendikleriniz, yapmayı sevdiğiniz spor dalı nedir acaba?

Tolga Mendi: Fonksiyonel fitness ve kick boksla ilgileniyorum. Bu ikisi hayatımda. Fonksiyonel fitnessı 8-9 yıldır var. Kick boks yaklaşık 1 senedir. Binicilik zaman zaman. Spora çok ilgiliyim. Her alanda her şeyi yapabilirim.

Özge Yağız: Küçükken çok daldan dal bir çocuktum. Her spor dalını denedim ama profesyonellik açısından en iyi yapabiliyorum diyebileceğim yüzme. Yüzmeyi çok seviyorum ve naçizane iyi olduğumu da düşünüyorum. Yüzme konusunda da başarılı olduğumu düşünüyorum.

Hayat mottonuz?

Tolga Mendi: Ne ekersen onu biçersin ve denge.

Özge Yağız: Yunus Emre'nin sözüdür. Her nereye bakarsın kendi yüzündür kim de ne görürsen kendi özündür...

Keşke şu konuda yetenekli olabilseydim dediğiniz bir alan var mı?

Özge Yağız: Kayak. Bir hafta yürüyemedim yemin ederim. Uludağ'da herkes kayıyor ben de oturmuşum milleti izliyorum. İllaki öğrenilecek bir şey sonuçta o da çok yetenek gerektiren bir şey değil. Ne yetenek gerektirdiğini ben de çok bilemedim. Ağrıdan uyuyamadım, yürüyemiyorum sürüyerek götürüyorlar arkadaşlar beni yemek yemeğe.

Tanıştığınız insanlarla arkadaşlık kurmada nasılsınız? Enerjinizin uyuşmadığı biriyle rol yapmak zorunda olsanız bunun üstünden nasıl gelirsiniz?

Tolga Mendi: Biriyle arkadaşlık kurmam gerekiyorsa, bir çıkar ilişkisi için değil. Birini gerçekten gördüğüm an hissedebildiğimi düşünüyorum onun kalbini ve yüreğini. Onu gördüğüm an onunla ısınıp onunla mesai harcayabileceğime inanıyorsam onunla bir şekilde arkadaşlık kurarım sıkıntı yaşamam. Rol yapmayı yaşadım bunu oyuncu koçumdan öğrenmiştim. Rol yapma için şöyle söylemişti. O kişinin suratına bakıyorsunuz ve suratında herhangi bir nokta. Suratında gözü, kaşı, kirpiği, dudağı herhangi birini seçip öyle oynuyorum. Öyle üstesinden gelmeye çalışıyorum.

Özge Yağız: İnsanlarla arkadaşlık kurmada iyiyim diyemem ama kötü olduğumu da düşünmüyorum. Çok insan severim ama her insanı da sevemem. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum ama şu tarz şeyler çok zorlar insanı gerçekten. Böyle kanka kardeş gibi davranmaya çalışma falan kamera karşısında zor oluyor.

Bir hayranın sizin için yaptığı en tuhaf şey nedir?

Özge Yağız: Eski setimden bir arkadaşım, bir kahvehanede basılı böyle baya boyum kadar bir portre fotoğrafımı görmüş. Neden kahvehaneye asarsın, onu da bilmiyorum.

Saat kaç olursa olsun hayır diyemeyeceğiniz tatlı?

Özge Yağız: Cevabım tatlı. Tatlı

İkinizde hayata karşı çok pozitif insanlarsınız. Peki bu negatif düşüncelerden nasıl kurtuluyorsunuz?

Özge Yağız: Nasıl yükseltiyoruz. Öykü Berk açıyoruz. 'Evlerin Önü Boyalı Direk' sette böyle motive oluyoruz. Düşünmeyerek, ben pozitif bir insanım negatifliklerde çok boğulmam, hayatın çok kısa olduğunu düşündüğüm için pozitif olma taraftarıyım.

Tolga Mendi: Her zaman pozitif düşünmek diye bir şey söz konusu değil bence. Zaman zaman hayatımızda istemediğimiz şeyler oluyor. Bu zamanlarda içimden kendi yöntemimi, kendi kendime telkinde bulunuyorum. Mesela bu durum bana bir şey öğretiyor. Hayatımda bir şeyin gelişmesini sağlıyor diyorum öncelikle. Bu bazen işe yaramıyor tabii. Yaramadığı zamanda kendime sen şöylesin sen böylesin iyi manada pozitif şeyler söylüyorum. Hiç işin içinden çıkamıyorsam ya dua ediyorum ya meditasyon yapıyorum çünkü o an o saf sevgiye ulaşma amacım. Ona ulaştığımda hiç bir şey hatırlamayacağım çünkü.

Birini etkilemek isteseniz ilk buluşmada vereye götürürsünüz?

Tolga Mendi: Ben yemek yapmak isterim, çünkü ben naçizane iyi yemek yaparım. Herhangi bir yere götürebilirim.

Özge Yağız: Benim götürülen taraf olmam gerekmiyor mu? Anneme götürürüm. Ben etkilenmek isteyince evleniriz sandım falan.