Diyanet'e verilen Bomonti Bira Fabrikası davasında karar!

Bomonti Bira Fabrikasının Diyanet'e tahsisi yıkıldıktan sonra iptal edildi, Mimarlar Odası'ndan Esin Köymen, “Koruma kurulunun koruma ilkelerine uygun karar almadığı tescillendi" dedi.

Diyanet'e verilen Bomonti Bira Fabrikası davasında karar!

Evrensel Gazetesi'nden Eylem Nazlıer'in haberine göre İstanbul 12’inci idare Mahkemesi, ‘mescit, yurt, sergi salonu ve katlı otopark’ yapımı için yıkılarak Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edilen Bomonti Bira Fabrikalarının depoları ile ilgili işlemin iptaline karar verdi. Kararı değerlendiren TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı Esin Köymen, “Bu karar bir sonraki aşama için elbette sevindirici ama o yapılar korunamamış oldu” diyor.

İstanbul 12’nci İdare Mahkemesi, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesinin, Şişli Merkez Mahallesi 1548 ada, 9-10 parselde bulunan tarihi Bomonti Bira Fabrikası depolarının mescit, yurt, sergi salonu ve katlı otopark yapılmak üzere Diyanete tahsisinin iptaline yönelik açtığı davada karar verdi.

Mahkeme, tahsisin iptaline karar verirken, söz konusu taşınmazların sökümüne izin veren İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun kararlarında da hukuka uyarlık bulunmadığını belirterek iptaline hükmetti.

Aynı mahkeme, Bomonti Bira Fabrikasının depolarının yıkımına ve Diyanete tahsisine onay veren İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun kararlarını da iptal etti.

"GECİKMİŞ BİR KARAR"

Kararın gecikmiş bir karar olduğuna vurgu yapan TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı Esin Köymen, dava sürecine dikkat çekti ve şunları aktardı: “Bomonti’nin ilk etabı fabrikanın da içinde olduğu Bomonti adaydı. Orada yüksek yapılar yapmışlardı. Bu fabrika tescil edilmişti, yıkımdan kurtuldu. Bunlara bahsettiklerimiz ise Bomonti’nin arka depolarının olduğu o siloların olduğu yapılar. 2 tane parsel üzerindeydi. 9 ve 10 parseller. Bu parseller üzerindeki yapılarla birlikte önce o dönem başbakanlık kararıyla Diyanete devredildi. Biz bu devrin iptali için bir dava açtık arkasından da dava devam ederken Diyanet bu arada, cami ve yurt lojmanları yapmak üzere bir proje hazırladı. Proje kapsamında koruma kurulu tescilli bu yapıların yıkılıp yeniden yapılanması yönünde bir karar aldı. Tescilli yapıların. Bunun iptali için de bir dava açtık. 2 dava da şimdi sonuçlandı. Ama bu arada yapıları yıkmışlardı yani tahsis iptal oldu. Bu iyi bir durum ama sonuç itibariyle orada bir kültür varlığı vardı.”

"YAPILAR KORUNAMADI"

Şişli’de Bomonti kompleksinin içerisindeki depo binalarının kendi kültürü açısından son derece önemli olduğuna dikkat çeken Köymen, “Bu yapıların yıkılmasıyla ilgili koruma kurullarının almış olduğu kararın iptali, aslında koruma kurulunun koruma ilkelerine uygun bir karar almadığı tescillenmiş oldu. Elbette sevindirici ama hukuk mücadelelerindeki geç kazanımlar, özellikle bu tür alanlarda, kültürel miras açısından onlar tüketildikten, yok edildikten sonra geliyor. Bu kararlar bir sonraki aşama için elbette sevindirici ama o yapılar korunamamış oldu” ifadelerini kullandı.

"KENT MEKANLARININ HAFIZAMIZDAN SİLİNMESİ İDEOLOJİK"

“Devir iptal edildiği için, yani bir kamu mülki olarak kalacak” diyen Köymen, “Silo yapıların yeniden yapımı, mevcut projeleri de var. Elbette ilki gibi olmayacak. Orada Bomonti kültürünün gelecek kuşaklara aktarılması son derece önemli. Buradaki en büyük sıkıntımız kent mekanlarına yapılan büyük saldırılar. Aslında hepimizin kentsel hafızasına da saldırı yapılıyor. Kentle kurduğumuz bağlar, yaşam alanlarında kullandığımız mekanların birden hafızamızdan silinmesi biraz da ideolojik. Bomonti Bira Fabrikası, onun arka depoları bunun Diyanete devri de gerçekten son derece manidar” dedi.

"KAZANDIĞIMIZ DAVA SON DERECE ÖNEMLİ"

Kent mekanlarına yapılan saldırıya karşı mücadelenin iki yönü olduğunu söyleyen Köymen “Bu baskıcı sisteme karşı mücadele, kent mekanlarına yaptığı saldırıya karşı çıkmak diğer taraftan da elbette bir kültürel mirasın korunması için mücadele. Dolayısıyla her iki dava da kazanıldığı için bunlarla ilgili alanın kamunun kullanımına açık ve oradaki geçmiş kültürün gelecek kuşaklara aktarılması, o silo yapılarının mevcut var olan halinin yeniden yapılması çok tercih ettiğimiz bir durum değildir aslında. Çünkü kültürel miras yıkılarak, yeniden yapılarak korunmaz. Bunu ilkesel olarak zaten doğru bulmuyoruz. Ama en azından burada mücadele sonucunda kazanılmış bir durum var. Ve bu süreçte onların yeniden yapılarak kamunun mülkiyetine kazandırılması son derece önemli.” ifadelerinde bulundu.