'Serçenin Gözyaşı' filminin galası yapıldı

Kadına şiddet konusuna dikkat çeken ‘Serçenin Gözyaşı’ filminin galası, dün İstanbul'da bir otelde yapıldı. Sanat, iş, cemiyet ve basın dünyasından ünlü isimlerin yer aldığı galaya, 3 Mart 2009 yılında canice öldürülen Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut da katıldı.

'Serçenin Gözyaşı' filminin galası yapıldı

20 Ekim’de vizyona girecek ‘Serçenin Gözyaşı’nın galasına, hikaye yazarı gazeteci Ali Eyüboğlu, senarist Şengül Boybaş, yönetmen Aysun Akyüz Mehdiabbas, filmin müziklerini yapan Zeynep Alasya, oyuncular Ezgi Şenler, Uğur Güneş, Yeşim Salkım, Sedef Şahin, Soydan Soydaş, Arzu Cabar, Evren Erler, Özlem Gürses, Kubilay Penbeklioğlu, Yağızkan Dikmen, Burcu Yüce, Gülsüm Sayar, çocuk oyuncular ikiz kardeşler İsa ve Musa Kadan katıldı. 

Çok sayıda davetlinin yer aldığı galaya 3 Mart 2009 yılında korkunç bir şekilde öldürülen Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut da katıldı. Filmi izlerken duygusal anlar yaşayan ve öldürülen kadınların resimlerinin sergilendiği final sahnesinde kızının resmini görünce gözyaşlarını tutamayan Karabulut, “Bu film tüm Türkiye’ye örnek olsun. Genç kızlarımız seyretsin, hanımefendiler, beyefendiler seyretsin, emeği geçenlere teşekkür ederiz” dedi. 

ŞENLER: "ŞİDDETE DUR DEMEK İSTİYORUZ"

Filmde Nilüfer karakterini canlandıran başrol oyunculardan Ezgi Şenler, "Ben 70'lerdeki sahneleri canlandırıyorum. Geçmişten bugüne hiç bitmeyen bu şiddete dur demek istiyoruz. Sadece kız çocukları için değil erkek çocuklarının da sevgiyle ve saygıyla büyütülmesini istiyoruz" diye konuştu.

ŞAHİN: "DÜNYAYI SEVGİ KURTARACAK"

Filmde eşinden şiddet gören Emine karakterini canlandıran Sedef Şahin ise şöyle konuştu:  

"Biz aslında biraz da ailelere mesaj vermek istiyoruz. Lütfen kadınlarımıza, kızlarımıza sahip çıkalım. Onlara yalnız olmadıklarını hissettirip, onları çaresizliklerine gömmeyelim istiyoruz. Bu mesajımız iletilirse de biz bir şeyi başarmış oluruz. Dünyayı sevgi kurtaracak." 

SALKIM: "ŞİDDETİN TÜRÜ YOK"

Filmde avukat rolünü canlandıran Yeşim Salkım, "Bence filmin kendi içinde bir mesajı var; ‘Şiddetin türü yoktur, adı üstünde şiddet şiddettir.’ Bu filmden çıktıktan sonra çoğu erkek, kadın ya da herkesin düşüncesinin bir nebze olsun değişmesini istiyoruz ve ses sizsiniz demek istiyoruz. Ses olun, herkesin sesine ses olmalısınız. Bu böyle bir film" diye konuştu. 

 

'Serçenin Gözyaşı' filminin galası yapıldı

 

GÜNEŞ: "FARKINDALIĞI OLAN BİR PROJE" 

Oyuncu Uğur Güneş, "Heyecanlıyız, tüm ekiple beraber güzel bir proje oldu. Duyarlılığı, farkındalığı olan bir proje. Bu ekibin içinde olmak benim için de gurur verici. İyi ki bu ekiple beraberim. Herkese teşekkür ederim. Bu projeden sonra da kadına şiddet konusuyla ilgili bir nebze farkındalık yaratmış olursak ne mutlu bize" dedi. 

GÜRSES: "BUGÜNDEN SONRA HER ŞEYİN FARKLI OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM" 

Filmde sunucu rolünü üstlenen Gazeteci Özlem Gürses, "Heyecan verici bir deneyimdi. Biz bu haberleri ne yazık ki senelerdir yapıyoruz. Bugüne kadar bazı şeyleri anlayamamıştık ama memlekette çok şey değişiyor. Kadınlar birbirinin kız kardeşi olmayı seçti. Kadın kadının kurdu değil, kadın kadının yurdu olmayı seçti. Ben her şeyin bugünden sonra farklı olacağını düşünüyorum. Sevgili erkek dostlarımız da bu yolculukta eşlik ediyorlar, daha şefkatli daha farkında mesajlar veriyorlar, çok değerli. Film gerçek bir kadının hikayesi. İzlediğiniz, izleyeceğiniz her şey yaşandı, bunu hiç unutmayalım" ifadelerini kullandı.

SOYDAŞ: "CAYDIRICI YAPTIRIMLAR OLMALI"

Filmin en sert karakterlerinden Geco’yu canlandıran Soydan Soydaş, "Eskiden de vardı bu olaylar ama şimdi teknolojinin de yardımıyla bunu daha çok görebiliyoruz. Tabii bu konuda daha caydırıcı yaptırımlar getirirse olumlu bir iş olacağını düşünüyorum" diye konuştu. 

GERÇEK BİR HİKAYEDEN UYARLANDI 

‘Serçenin Gözyaşı’nın gerçek yaşam öyküsünden alınan hikayesini gazeteci Ali Eyüboğlu yazdı. Yaşadıkları ne olursa olsun kadınların isteyince neler yapabileceğini etkileyici bir dille anlatan filmin kadınlara mesajı da net: "Artık susma! Konuşman lazım!" 

Film, kadına yönelik şiddete karşı farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Filmin hikayesi 70’li yıllarda başlıyor ve o yıllardan günümüze Türkiye’nin bir panoramasını sunuyor.

Yapım, öldürülen kadınlara saygı duruşu niteliği de taşıyor. 

Yapımcılığını Çağla Başak Çobanoğlu, yönetmenliğini Aysun Akyüz Mehdiabbas’ın üstlendiği filmin senaryosunu ‘Altın Kalem’ ödüllü yazar Şengül Boybaş yazdı. 

Filmin oyuncu kadrosunda şu isimler yer alıyor: 

“Ezgi Şenler (Nilüfer), Uğur Güneş (Gazi),Yeşim Salkım (Ayten), Soydan Soydaş (Geco), Tamer Karadağlı (Hakim), Özlem Gürses (Sunucu), Arzu Cabar (Sultan), Sedef Şahin (Emine), Evren Erler (Şevki), Kubilay Penbeklioğlu (Muhtar Hilmi), Bilge Şen Ündüz (Fatma Ana), Yağızkan Dikmen (Hakan), Ahmet Sarsılmaz (Sabahattin), Özgür Çağlayan İncesu (Deli Selim), Burcu Yüce (Hatice), Nilay Çömlekçi (Meryem), Gülsüm Sayar (Vildan), İbrahim Çavdar (Osman), Gökberk Bayındır (Kadir), Fatih Altınışık (Ekrem), Yağmur Ceren Bulman (Gülsüm), Burcu Baki (Ayşe), Sefa Demir (Halil), Mehmet Güler (Hamdi), Ergin Deveci (Hüso), Sefa Şenel (İso), Erberk Sezer (Ali), Erol Sertel (Mesut), Şükrü Çetin (Burhan), Muharrem Fındıcak (Yakup), İsa-Musa Kadan (Galip/Talip) ikiz kardeşler, Neslihan Rayman (Tavukçu Hayriye).” 

FİLMİN KONUSU 

“Kocası Mesut tarafından dövülen ve her türlü şiddete uğrayan Emine’nin hayatı bir gece yarısı yaşadığı korkunç bir olayla altüst olur. Kocasının şiddetine karşı koymaya çalışırken onu yaralayan Emine’nin avukatlığını mağdur kadınların davalarıyla ilgilenen ve bu konuda yaptığı başarılı projelerle tanınan avukat Ayten Çetiner üstlenir. Büyük bir tesadüf eseri Emine, Ayten'in annesi ile aynı köydendir. Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen bu köyde yaşananlar, ‘geçmişin geleceğin aynası’ olduğu tezini güçlendirmektedir.” 

DHA