Tamer Karadağlı'nın yaylım ateşi sürüyor: "HDP milletvekilleri sahip çıktı"

Nihal Yalçın'la yaşanan olayın ardından hakkında linç kampanyası başlatılan Karadağlı sessizliğini ilk kez bozdu. Karadağlı, Yalçın'a HDP milletvekillerinin sahip çıktığını belirterek "Buldan, Kaftancıoğlu ona sahip çıkıyor. Benim duruşum da belli olan bir duruş." dedi.

Antalya Altın Portakal'da En İyi Kadın Oyuncu ödülünü alan Nihal Yalçın'a ödülünü veren Tamer Karadağlı arasında yaşanan diyalog, sosyal medyada olay oldu.

Yalçın, ödül töreni sonrası sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, "Lütfen Tamer'in önüme geçmesine izin vermeyin. Bu gece benim gecem." dedi.

Yalçın'a sosyal medya üzerinden oyuncu ve siyasi isimlerden destek gecikmedi, Karadağlı ise bir süre sessizliğini korudu.

TV 8'de yayınlanan 'Müge ve Gülşen'le 2. Sayfa' programının sunucuları, olayla ilgili düşüncelerini öğrenmek için yayına Tamer Karadağlı'yı bağladı.

İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ! (VİDEO)

Karadağlı şöyle konuştu:

"Ben Nihal Yalçın'ı çok beğenirim. Çok başarılı bir oyuncu olduğuna inananıyorum. İzlerseniz ödülü vermek için başta bir hamlede bulunuyorum. Her zaman sahneye çıkılır, ödül alınıp teşekkür edilir ve mikrofona geçilip 30-45 saniye kadar konuşma yapılır. 3,5 dakika boyunca ben arkada tuzluk gibi kaldım. Merhaba yok, teşekkürler yok... Sanki ödülü ben almışım veya orada sunucuymuşum gibi. Saçma bir durum yok mu sizce burada?

Söylediği şeyler tuhafıma gitti. Ben de oyuncu olduğum için belki de mimiklerimi gizleyemedim. Kazandıktan sonra 'Galiba bütün diğer rakiplerim çok kötüymüş. En iyi benmişim. Seneye 'En İyi Erkek' ödülünü de bana vereceklermiş.' gibi konuşunca benim tuhafıma gitti. Çıkıp ödülünü alan kişi rakiplerini aşağılamak yerine rakiplerini yüceltir. Söyledikleri garibime gittiği için o mimikleri yapmışım demek ki... Konuşmasının uzamasını heyecanına bağlıyorum.

Ahmet Mümtaz Taylan, Nihal Yalçın'ın sanırım arkadaşı. Arkadaşına destek vermek için "Her başarılı kadının ensesinde vızıldıyan bir erkek vardır" diye bir şey yazmış. Saptaması doğru. Herhalde Abdullah Öcalan fısıldadı.

Olay politize edildi. Pervin Buldan sahip çıktı. Kaftancıoğlu sahip çıktı... Demek ki arkasında başka şeyler var. Sahip çıkanlar başka insanlar. Ben böyle şeylerin içinde olmam. Organize bir şekilde linç girişimi var. Arkadaşları bana saldırmaya başladı. HDP milletvekilleri sahip çıktı.

'Son kez tweet atacak olsan ne yazarsın?' diye sormuşlar. Hanımefendi 'Selahattin Demirtaş'a özgürlük' yazmış.

Demirtaş ne dedi? 'Öcalan'ın heykelini dikeceğiz' dedi. Hanımefendi bunu mu savunuyor?

Ben polisimize, askerlerimize kurşun sıkan PKK'nın terör örgütü olduğuna inanan insanım. Onlara sormak lazım 'Siz PKK'nın terör örgütü olduğuna inanmıyor musunuz? Abdullah Öcalan'ın terörist başı, bebek katili olduğunu söyleyebiliyor musunuz? Lanetliyor musunuz?' diye.

Hanımefendi zaten HDP'yi, Selahattin Demirtaş'ı sahiplenen, onların da sahiplendiği bir insan olarak böyle bir linç kampanyası başlatıp bunun üzerinden yürüyor.

Ben hangi kadına ne düşmanlık yapmışım? Ben hiç bir terbiyesizlik yapmadım. Tam tersi 'Kim verdi bana bu ödülü?' derken beni mi aşağılamış oldu? 'Ödülünüzü alın, ödülünüzle konuşun' dedim. Zafer konuşması ödülle yapılır."