Fatih Altaylı'dan Kemal Kılıçdaroğlu'na sert eleştiri!

Fatih Altaylı, Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef aldığı yazısında, "Şimdi ne oldu! Taşlar dökülmeye, gerçekler ortaya çıkmaya başladı. Artık görüyoruz kimmiş 'gizli AKP’li', kimmiş 'holdinglerin adamı'." ifadelerini kullandı.

Fatih Altaylı'dan Kemal Kılıçdaroğlu'na sert eleştiri!

Galiba lağım patladı.

Pislik artık saklanamıyor, herkesin üzerine doğru akmaya başladı. 

Atilla Kart konuştu. “Bu Kemal Kılıçdaroğlu acaba dış güçlerin AK Parti’yi iktidarda tutmak için CHP’nin başına geçirdiği biri mi?” komplo teorisinin doğruluğunu kanıtlamak istercesine, 2017 Anayasa referandumunda Yüksek Seçim Kurulu’nun “Mühürsüz oylar da geçerlidir” şeklindeki yasaya aykırı tavrını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götürme girişiminin Genel Başkan Kılıçdaroğlu tarafından engellendiğini açıkladı.

Şimdi bunu Kılıçdaroğlu’na sorsan “Götürmedik çünkü kazansak bile Türkiye’de bu kararı uygulatamazdık. Boşuna enerji sarf etmek istemedik. Türkiye’yi şikayet eden olmak istemedik” diyecektir.

Daha önce Erdoğan’ın 3. kez adaylığına itiraz etmemesi ile ilgili de aynı şeyi söylemişti.

Kimileri bu çaresiz tavrını “güç ve otorite karşısında boyun eğmeye alışmış, ezik bir bürokrat” olmasına bağlıyordu. Atilla Kart’ın iması olayı başka boyuta taşıyor.

Sadece Atilla Kart değil, Onursal Adıgüzel de konuştu.

Aday belirleme sürecinde yapılan tüm anketlerin Kılıçdaroğlu’nu geride gösterdiğini, seçim sonucunun sürpriz olmadığını açıkladı.

Şaşırdık mı!

Ben şaşırmadım.

Seçimden bir yıl öncesinden başlayarak, aday belirleninceye kadar muhalefetin çıkarabileceği tüm adaylar içinde kazanma şansı en düşük adayın Kılıçdaroğlu olduğunu yazdım sürekli.

Hani bazıları diyor ya, “Seçimden önce niye yazmadınız” diye.

Bakın 2022 Mayıs’ında ne yazdım.

“Kemal Bey CHP içindeki bir grubun, bir kliğin adayı olabilir. Hatta parti teşkilatı da Kemal Bey’in adaylığını isteyebilir. Peki halk ister mi! İyi Partililerin kaçta kaçı ister, Saadetlilerin kaçta kaçı ister, Demokratların, DEVA’lıların, Geleceklilerin kaçta kaçı! Bırakın onları bir kenara mecburen oy verecek bile olsa CHP’lilerin kaçta kaçı ister Kemal Kılıçdaroğlu’nu aday olarak görmeyi? CHP’nin tamamı istese, biraz da merkez sağdan gelse alacağı oy Muharrem İnce’nin 3 üstüdür, bilemedin 5 üstüdür. Konunun da öyle Alevilikle, Sünnilikle alakası yoktur. AK Parti çok yıpranmış olabilir, ekonomik kriz çok kötü vuruyor ve vuracak olabilir. Ama olmaz. Tüm CHP kitlesinin bile tam olarak içine sindiremediği bir Kemal Kılıçdaroğlu’nu, Türkiye’nin içine sindiremezsiniz. İstanbul mitingine 2 milyon kişi toplasınız da fark etmez. Yapılması gereken şey, aday belirlemeden önce çok geniş ve güvenilir bir anket yapmak ve onun sonucuna göre doğru adayı, elbette Cumhuriyet’in kurucu ilkelerine de bağlı kalarak belirlemektir. Ama şunu çok açık söyleyebilirim. Yanlış adayla gidilecek bir seçimin kaybedilmesi halinde CHP diye bir parti kalmayacaktır. Bu seçim genel merkez hatasından kaynaklanan bir nedenle kaybedilirse, emin olun CHP seçmeni CHP binasını yerle bir eder. Altında sadece siz kalmazsınız” 

Bu fikirlerimi 2022 sonunda tekrarladım.

Ne oldu?

Kemal Kılıçdaroğlu hoşuna gitmeyen ya da belki planını bozan doğruları söylediğim için bana saldırdı.

Gizli AKP’li olduğumu, Alo Holding’in adamı olduğumu söyledi.

Utanıp sıkılmadan.

Tuncay Özkan’ı aradım, “Bana mı dedi” diye sordum. 

“Yok Fatihcim ne alakası var” dedi. 

Ama Habertürk’ün tepe yönetimine “Tabii ki Altaylı’yı kast ediyoruz” dediğini de biliyorum. 

Şimdi ne oldu! 

Taşlar dökülmeye, gerçekler ortaya çıkmaya başladı.

Artık görüyoruz kimmiş “gizli AKP’li”, kimmiş “holdinglerin adamı”.

Ve hâlâ o koltukta oturuyor.

CHP’nin hâlâ kazanma şansı olan birkaç adamını da yok etmeye, itibarsızlaştırmaya, seçimin hemen ardından söylediğimiz gibi büyük kentleri de AK Parti’ye vermek için çalışarak.

CHP’yi CHP olmaktan çıkardığı ve 13 yıldır AK Parti’nin fırınına odun taşıdığı artık aşikar. Kimilerinin iddia ettiği gibi bunu bilerek mi yapıyor bilemem.

Ama bildiğim bir şey var.

Bir şey deveye benziyorsa devedir.

Anlamadığım, her şey kabak gibi ortada iken, samimi sosyal demokrat olduğunu zannettiğim bazı isimlerin niye hâlâ onun yanında durduğu.

Yoksa tezgah zannettiğimizden daha mı büyük!

Fatih ALTAYLI