Sedat Peker'in evini basan saldırganın ifadesi ortaya çıktı

Sedat Peker’in Beykoz’da bulunan evine silahlı saldırı düzenleyen Ömer Şengel hakim karşısına çıktı. Şengel mahkemede yaptığı savunmasında, “Bana komplo kuruldu. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacaktır" dedi.

Sedat Peker'in evini basan saldırganın ifadesi ortaya çıktı

Halk TV'den Seyhan Avşar'ın haberine göre öldürme kastı ile ateş etmediğini öne süren Şengel, "Öldürmek isteseydim öldürürdüm. Tabancamda 10 kurşun vardı” ifadelerini kullandı.

Müşteki avukatları ise sanığın Hatay’dan İstanbul’a bu iş için geldiğini ve tasarlayarak öldürme kastı ile hareket ettiğini belirtiler. Ayrıca sanığın saldırıya ilişkin 4 ayrı beyanda bulunduğunu aktardılar.

Sedat Peker’in Beykoz’da bulunan evine yönelik saldırı 4 Eylül 2022 günü saat 09.40 ‘da silahlı saldırı gerçekleştirildi. Saldırganlar Ömer Şengel olay yerine Hyundai marka bir araçla geldi. Şengel olay yerine geldiğinde evin girişinde görevli olarak bulunan kişilere, “Alnı dövmeli ile görüşeceğim, beni Sedat Baba gönderdi” dedi. Sonrasında ise bahçesinin önünde bekledi. Daha sonra evde bulunan Yılmaz Günay dışarı çıktı ve Şengel ile bir süre görüştü.

Bu görüşme üzerine Şengel araca bindi. Araçla yaklaşık 20 metre kadar ileri gidip tekrar geri geri geldi.

Yılmaz Günay’ın hizasına gelince ise arabanın camını açarak üç el ateş etti. Günay bacak ve karın bölgesinden yaralandı.

Sanık Ömer Şengel, saldırıdan sonra Sancaktepe’de saldırı silahıyla beraber yakalandı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Şengel’in, Yılmaz Günay'ı öldürmek kastıyla 3 kez ateş ettiği belirtildi. Şengel’in “Kasten öldürme” ve “Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma” suçlarından cezalandırılması istendi. Şengel iddianamede hem şüpheli hem de şikayetçi olarak yer aldı. Kendisinin arkasından sıkılan kurşunlar nedeniyle şikayetçi oldu. İddianamede sanık Ömer Şengel’in ardından kurşun sıkan ev çalışanları Yaşar Sarıhan ve Ogün Şavkin’in ise “Silahla kasten basit yaralamaya teşebbüs” suçundan cezalandırılmaları istendi.

"ÖLDÜRMEK İSTESEYDİM, TABANCAMDA TOPLAM 10 MERMİ VARDI"

Tutuklu yargılanan Şengel, geçen günlerde Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.

Şengel savunmasında, “Olay günü Yılmaz Günay ile konuşmak için oraya gitmiştim. Tabancayı can güvenliğim olmadığı için normalde de üzerimde taşırım. Ben Hatay'da oto galeri işi yapardım. Çalışanlarımız bir internet sayfası kurmuştu, bu sayfaya İlay Akyol yorum yapmıştı. Bu şekilde kendisi ile tanıştık. Bir müddet sonra benim yaşadığım yere geldi. 4 ay yanımda kaldı. Kendisini ailem ile tanıştırdım. Ailemin de teşviki ile kendisi ile evlendik. Düğün yaptık. Ben sonrasında İlay'ın başka biri ile evli olduğunu öğrendim. İlay, Yılmaz Günay ile telefonda konuşurken ona ‘ağabey’ diye hitap ederdi. Ben onun evli olduğunu öğrenince bu durumu sormak için Yılmaz Günay ile konuşmak istedim. Olay günü de onunla konuşmak için oraya gittim. Gittiğimde bana konuşma fırsatım verilmedi. Bir tartışma çıktı. Sonrasında ben arabama binip gidecektim. Biraz arabam ile gittim. Bu sırada Yılmaz bana küfür etti. Orada bulunan kişilere de beni vurmaları için komut verdi. Bende bunun üzerine geri döndüm ve ateş ettim. Ben onu öldürme kastı ile ateş etmedim. Zaten öldürmek isteseydim, tabancamda toplam 10 mermi vardı. Onu öldürebilirdim, benim esasında oradaki kimse ile problemim yoktu zaten. Ben böyle bir olaya karıştığım için en başından beri pişmanım, İskenderun'dan İstanbul'a hiç gelmemem gerekirdi” dedi.

Şengel, arkasından ateş eden isimlerden ise şikayetçi olmadığını söyledi.

'BANA 'SEDAT PEKER'İN OĞLU OLDUĞUNU' SÖYLEMİŞTİ'

Şenel’in ifadesinde ismini verdiği İlay Akyol ise duruşmada sanık sıfatıyla dinlendi. Akyol, "Olaydan sonra Ömer beni aradı, nerede olduğumu sordu, bende kendisine konum attım. Sancaktepe'de bir kafede buluştuk, geldiğinde bana olayı anlattı, bana daha önce 'Sedat Peker'in oğlu olduğunu' söylemişti, ancak ben daha önce aldırış etmemiştim. Olay günü o eve gittiğini, kendisini korumalarının ilk başta çok güzel karşıladıklarını, onlara seccade ve Kur'an-ı Kerim hediye ettiğini, onlara 'Reisin oğluyum' dediği için bu kişilerin de bunu sorguladığını, aralarında bir küfürleşme olduğunu, bu şahıslar kendisini vuracakken kendisinin oradaki bir şahsı vurduğunu anlattı. Ben de nasıl böyle birşey yapar diye ona kızdım" ifadelerini kullandı.

Müşteki Yılmaz Günay'ın avukatı Ersan Barkın ise sanığın eylemine ilişkin 4 farklı gerekçe öne sürdüğüne dikkat çekti. Barkın, "Baştan beri sanık eylemine dört farklı gerekçe ilerisürmüştür. Bunlardan biri Sedat Peker'in oğlu olduğu iddiası, ikincisi küçükken kayalıklardan itilmesi iddiası, üçüncüsü tanık İlay ile evlilik iddiası, dördüncüsü ise tanık İlay ile müvekkil Yılmaz arasında para ilişkisi olduğu iddiasıdır. Sanık bu iddiaları ile eylemlerine bir gerekçe oluşturmaya çalışmıştır" dedi.

'EVE GİRMEK İÇİN SECCADE VE KUR'AN GETİRDİ'

Sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunu düşündüğünü aktaran Barkın, "Bu dosyada açık olan iki şey vardır. Birincisi sanığın tasarlayarak öldürme kastı ile hareket ettiğidir, zira sanık Hatay'dan araç kiralayarak üzerinde tabanca ile İstanbul iline gelmiş, müvekkil Yılmaz'ın nerede oturduğu konusunda araştırma yapmış, yine müvekkilin dövmeli olduğunu olayda belirtmiş, ayrıca suça konu ev korunaklı bir ev olduğu için buraya girebilmek için seccade ve Kur'an*ı Kerim ile gelmiştir. Dosyada ikinci net olan husus ise müvekkilin yaralanmasının mahiyetidir. ATK raporuna göre mermilerden ikisi müvekkilin karın bölgesine gelmiş, burası kalbine 10 cm mesafededir. Sanığın tasarlayarak kasten adam öldürme suçundan cezalandırılmasını talep ediyoruz" dedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme sanık Şengel'in tutukluluk halinin devamına karar vererek mütalaa hazırlaması için dosyayı savcıya gönderdi.