Sosyal medya ilişki durumu boşanma davasına konu oldu!

Sosyal medyadaki kişisel hesaplar artık boşanma davalarına da konu oldu. Ankara'da görülen davada sosyal medya hesabındaki "ilişki durumunu" boş bırakmayı mahkeme kusur saydı. Yargıtay ise mahkemenin kararını bozdu.

Sosyal medya ilişki durumu boşanma davasına konu oldu!

Sabah Gazetesi'nden Halit Turan'ın haberine göre Ankara'da bir çift arasındaki boşanma davasında bir ilk yaşandı. Boşanma davası açan erkek, eşinin Facebook'ta açtığı sosyal medya hesabındaki ilişki durumu bölümünü boş bırakmasını da mahkemeye boşanma gerekçelerinden biri olarak sundu.

Aile Mahkemesi, kocayı haklı, kadını ağır kusurlu bularak kadının tazminata mahkum etti. Kadının itirazını değerlendiren Yargıtay ise; sosyal medyada ilişki durumunu bölümünün boş bırakılmasının ağır kusur olarak yüklenemeyeceğine karar verdi.

Ankara'da yaşayan İ.K. ve C.K. arasında çeşitli nedenlerle başlayan gerilim mahkemeye taşındı.

Boşanmak isteyen İ.K. Aile Mahkemesinde karısı C.K'ye dava açtı.

Dava sürerken İ.K, eşinin sosyal medya platformu Facebook'taki hesapta "evli" ya da "bekar" olduğunu açıklayan bölümü boş bıraktığını, ayrıca cep telefonuyla güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu öne sürdü.

KADIN MADDİ VE MANEVİ TAZMİNATA MAHKUM EDİLDİ

Ankara Aile Mahkemesi; kadının, cep telefonu ile güven sarsıcı davranışta bulunması ve evli olduğu halde ilişki durumunu boş bırakmasını gerekçe göstererek ağır kusurlu olduğuna, dolayısıyla kocasına maddi ve manevi tazminat ödemesine hükmetti.

YARGITAY KARARI BOZDU

Ortak çocukları B.K'nın velayeti ve nafaka talebi de aleyhinde sonuçlanan C.K. karara itiraz etti.

Dava dosyasını inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi verdiği kararda, kadına sosyal medya hesabında ilişki durumunu boş olarak göstermesinin ağır kusur olarak yüklenilmesinin doğru olmadığına karar verdi.

Yargıtay, evlilik sürecinde hem erkeğin hem de kadının eşit kusurlu olduğunu belirterek Ankara Aile Mahkemesinin verdiği kararı bozdu.

C.K'nın daha ağır kusurlu kabul edilmesine konu olan ilişki durumu ve telefon ile güven sarsıcı davranışların davacı koca tarafından dilekçelerde belirtilmediği Yargıtay, bu iddiaların duruşma sırasında gündeme getirildiğine dikkat çekti ve bunların ağır kusur olarak hükme esas alınmasının mümkün olmadığına karar verdi.

Olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarını kabul edilirken C.K'nın kocasına ödeyeceği maddi ve manevi tazminat da iptal edildi.

Dava dosyası yeniden yargılama yapılması için Aile Mahkemesine gönderildi.