İşte kredi kartlarıyla ilgili beklenen adımlar

Vatandaşın, krediye erişiminin önünü kesilecek. Vatandaş, ayağını yorganına göre uzatacak. Tüketim azaltılacak, enflasyon düşürülecek.

İşte kredi kartlarıyla ilgili beklenen adımlar

Kemerleri sıkalım, uçuşa hazırlanalım! İktidar, enflasyonu düşürmek için kredi kartlarının “boğaz”ını sıkmaya hazırlanıyor. Vatandaşın, krediye erişiminin önünü kesilecek. Vatandaş, ayağını yorganına göre uzatacak. Tüketim azaltılacak, enflasyon düşürülecek.

İŞTE BEKLENEN ADIMLAR

İktidar, bu hedef doğrultusunda bir yandan bankaların kredi vermesinin önüne geçecek, diğer yandan da kredi kartı kullanımını atılacak “caydırıcı” adımlarla kademe kademe frenleyecek.

İşte, kredi kartlarıyla ilgili beklenen adımlar...

Kredi kartlarında asgari ödeme tutarları artırılacak. Bankaların, bu konuda kısa süre içinde bazı adımlar atabileceği belirtiliyor.

Kredi kartına taksit uygulaması, belli alanlarda tümüyle ortadan kaldırılacak. Bazı alanlarda da taksit sayıları düşürülecek.

Kredi kartlarında gecikme faiz oranları daha da artırılacak. Can yakıcı oranlar gündeme gelecek.

1 Eylül’den geçerli olmak üzere kredi kartı azami gecikme faiz oranı yüzde 3,11 oldu. Bu oran daha önce yüzde 2,43’tü.

Nakit çekim veya kullanım işlemlerinde uygulanacak azami akdi faiz oranı da yüzde 2,89’dan yüzde 3,57’ye yükseldi.

YANLIŞ POLİTİKALAR VE KREDİ KARTLARI

Kredi kartı ve bireysel kredi kullanımının bu denli artması bir sonuç. Ancak, neden ya da nedenlere de bakmak ve bunları irdelemek gerekiyor.

Faiz sebep, enflasyon sonuç yaklaşımıyla atılan adımlar. Faizleri indirerek, enflasyonun düşürüleceği sanıldı. Büyük bir yanılgıyla enflasyon patlatıldı.

Döviz kuru yıllarca baskılandı. Kuru belli bir düzeyde tutmak için Merkez Bankası rezervleri eritildi. Ekonomi, çok kırılgan bir hale getirildi.

Kuru kontrol etmek için Kur Koruma Mevduat (KKM) devreye alındı. KKM, dev boyutlara ulaştı, 3.3 trilyon liraya ulaştı. Bu amaçla bütçeden milyarlarca lira aktarıldı. Son alınan kararla birlikte tüm yükü, Merkez Bankası üstlendi.

14-28 Mayıs seçimlerini kazanmak için “popülist” olarak nitelendirilebilecek, ekonomiye büyük yük getiren kararlar alındı. Bu kararlar krizin daha derinleşmesine yol açtı.

Ekonomide, yıllardır uygulanan tartışmalı politikalar vatandaşın gelirini azalttı. Yoksullaşan vatandaş, giderleri gelirlerinin üstünde arttığı için kredi kartlarına (başta temel gıda) sarıldı. Bireysel kredi ve kredi kartlarına olan talep deyim yerindeyse patladı.

Bu gerçekten hareketle bireysel krediler ve kredi kartları ekonominin en “duyarlı” konusu haline de geldi. Bu konuda çok sancılı bir süreç yaşanacak.

Her açıdan vatandaşı çok zor günler bekliyor…

İktidar, en yetkili ağızlardan bu anlayışı dile getirmeye başladı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program’ın (OVP) üç temel bileşeni olduğuna işaret ederek, “Bunlardan bir tanesi ülkemizin karşı karşıya olduğu, en önemli makroekonomik sorunlardan biriyle mücadele konusu. Enflasyonu tekrar makul düzeye, tek haneye getirecek bir program. Dezenflasyon programı orta vadeli programımızın en önemli hedefi. Birincil önceliğimiz fiyat istikrarıdır” diye konuştu.

Şimşek, yıllık kredi kartı üzerinden kredi hacminin 1 Eylül itibarıyla yüzde 140 civarında arttığını belirterek, “Enflasyonun iki katından fazla. Bu kadar yüksek seyreden bir kredi hacmiyle siz enflasyonu ve cari açığı kontrol altına alamazsınız. Miktarsal sıkılaştırma denilen bir konsept var. Orada ilk adımı attık. Kur Korumalı Mevduat’ta karşılık yoktu, karşılık getirdik” dedi.

Krediyi ciddi biçimde sınırlayacaklarını vurgulayan Şimşek, şöyle devam etti:

“Kredi kartları, bireysel kredi, taşıt kredisi ve ikinci konut kredisinde sadece faizleri artırarak değil, bankalar üzerinden kredi verme iştahını keserek de kredi büyümesini düşüreceğiz. Başkasının parasıyla, krediyle, kartla zenginlik olmaz.”

Olcay AYDİLEK / HALK Tv